Jazz türkçesi Jazz nedir
- Hız vermek.
- Zırva.
- Boş laf.
- Hızlandırmak.
- Cinsel ilişkiye girmek.
- Caz çalmak.
- Ahenksiz.
- Gürültülü.
- Kafa şişiren.
- Caz.
- Hareketlendirmek.
- Caz yapmak.
- Ruh.
- Canlandırmak.
- İlişkiye girmek.
Jazz ile ilgili cümleler
English: He is among the best jazz singers.
Turkish: En iyi jazz şarkıcıları arasındadır.
English: He is studying the origin of jazz in America.
Turkish: O, cazın Amerika'daki doğuşunu araştırıyor.
English: Ali performs in a jazz club three nights a week.
Turkish: Ali bir jazz klübünde haftada üç gece konser veriyor.
English: According to this magazine, my favorite actress will marry a jazz musician next spring.
Turkish: Bu dergiye göre, benim sevdiğim sanatçı gelecek bahar bir jazz müzisyeni ile evlenecek.
English: Don't you play jazz anymore?
Turkish: Artık jazz çalmıyor musunuz?
Jazz ingilizcede ne demek, Jazz nerede nasıl kullanılır?
Jazz band : Cazbant. Caz orkestrası.
Jazz festival : Caz festivali.
Jazz group : Caz grubu.
Jazz guitar : Göbekli, boş veya yarı dolu gövdeli ve genellikle caz müzikte kullanılan geniş gövdeli gitar türü. Caz gitar.
Jazz in the red sea : Her yaz eilat'ta düzenlenen caz festivali (güney israil'de liman şehri). Kızıl denizi'nde caz.
Jazz shoes : Caz ayakkabı. Caz dansı için tasarlanmış olan yumuşak deri ayakkabılar.
Jazzercise : Caz müziği eşliğinde oynamak. Fiziksel formda kalma egzersizi olarak caz dans müziği eşliğinde yapılan enerjik bir şekilde oynama.
Jazz musician : Cazcı.
Jazzes : Caz çalmak. Ruh. Hız vermek. Canlandırmak. Hareketlendirmek. Cinsel ilişkiye girmek. Caz yapmak. Caz. Hızlandırmak. İlişkiye girmek.
All that jazz : Bunun gibi şeyler. Bu ve benzeri şeyler.
İngilizce Jazz Türkçe anlamı, Jazz eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jazz ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Yammer : Bağırmak. Kafa şişirmek. Ağlamak. Yakınmak. Durmadan konuşmak. İnlemek. Sızlanmak. Sızlanıp durmak. Yakınıp durmak.
Jazz up : Ortamı renklendirmek. Hareket katmak. Ortama renk katmak. Ruh katmak. Coşturmak. Ortamı canlandırmak.
Bilgewater : Saçma zırva. İpe sapa gelmez şey. Saçma sapan. Sintine suyu. Saçmalık.
Jives : Gevezelik. Yutturmaca. Jıve müziği. Jıve dansı yapmak.
Scat singing : Şarkıcının uydurma saçma sapan sözlerle şarkının sözlerini yer değiştirdiği ve bununla müzikal bir enstrüman gibi ses çıkarmaya çalıştığı şekilde şarkı söyleme (caz söylerken). Caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek. Anlamsız hecelerle caz söyleme tekniği. Yaylanmak. Hayvan dışkısı. Kaçmak. Tabanları yağlamak.
Mate : Ahbap. Çiftleşmek. Uymak. Evlenmek. Eşlemek. Eş olmak. Eşleştirmek. Evlendirmek. Mat. Mat etmek.
Hurry : Acele ettirmek. İvmek. Çabuk. Acele. Sıkıştırmak. Acele etmek. Koşmak. Telaş. Hızlan.
Louder : Parlak. Daha gürültülü. Kaba. Yüksek.
Boloneys : İpe sapa gelmez şey. Saçmalık. Saçma zırva. Saçma. Saçma sapan. Palavra. Martaval. Hikaye.
Scat : Anlamsız hecelerle şarkı söylemek (caz). Yaylanmak. Tabanları yağlamak. Hayvan dışkısı. Uzamak. Kaçmak. Caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek. Hemen uzaklaşmak. Anlamsız hecelerle caz söyleme tekniği.
Jazz synonyms : swing music, modern jazz, new jazz, neo jazz, have a go at it, lie with, roll in the hay, popular music genre, have it away, hot jazz, cool jazz, hastened, pair, gingered, tuneless, accelerate, brace, take, bilge, bonking, bullshits, apple sauce, briskest, inconsonant, bop, hastens, trad, swing, sleep together, animating, loudest, have sex, have intercourse with.

Bu kısımda Jazz kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jazz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jazz anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jazz ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.