For all that türkçesi For all that nedir

  • Bununla birlikte.
  • Her şeye rağmen.
  • Öyle olmasına karşın.
  • -e rağmen.
  • Bütün bunlara rağmen.
  • Herşeye karşın.
  • Buna rağmen.
  • Buna karşın.
  • Söylenen herşeye karşın.

For all that ile ilgili cümleler

English: I told her once and for all that I wouldn't go shopping with her.
Turkish: Onunla birlikte alışverişe gitmeyeceğimi ilk ve son olarak ona söyledim.

English: Today, I want to thank God for all that he does for me.
Turkish: Bugün, tüm bana yaptıkları için Allah'a şükretmek istiyorum.

English: His story may sound false, but it is true for all that.
Turkish: Onun hikayesi düzmece görünebilir fakat her şeye rağmen gerçektir.

English: She told him once and for all that she would not go to the movie with him.
Turkish: Ona bir kez söyledim ve her şeye rağmen onunla sinemaya gitmedim.

English: I told her once and for all that I would not go shopping with her.
Turkish: Ona bir kez söyledim ve her şeye rağmen onunla alışverişe gitmedim.

For all that ingilizcede ne demek, For all that nerede nasıl kullanılır?

For : Adına. -dir. -e rağmen. Nedeniyle. Yerine. -dır. Yönünden. Ocak. Namına. Karşılığında.

All : Ne var ne yoksa. Tümüyle. Bütün. Her biri. Büsbütün. Tümü. Tümünü. Her iki taraf. Tamamen. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim.

 

That : -dığı. İçin. O kadar. Ki. -diği. Öteki. O. Bu kadar. -an. Şu.

For all : Her. -e karşın. Herşeye karşın. -e rağmen. Rağmen. Karşın. Göre.

For all ages : Her yaştaki insan için. Tüm yaşlar için. Genç yaşlı herkes için.

For all i care : Bana sorarsan. Bana kalırsa. Vız gelir. Umurumda değil. Hiç umurumda değil.

For all practical purposes : Nereden bakılırsa bakılsın. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın.

For all the world to see : Ele güne karşı. Herkesin önünde. Açık seçik şekilde. Tüm dünya görsün diye. Herkesin gözü önünde. Ulu orta.

For all i know : Bildiğime göre. Bilebildiğim kadar. Belki de. Kim bilir. Bildiğim kadarıyla.

For all the world : Ne pahasına olursa olsun. Dünyayı verseler. Bütün dünyayı verecek olsalar. Her ne pahasına olursa olsun. Dünyayı verseler (olmaz). Hiçbir surette. Dünyada. Dünyada (olmaz).

İngilizce For all that Türkçe anlamı, For all that eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For all that ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In spite of everything : Her halükarda. Herşeye rağmen.

After all : Hiç yoktan. Zaten. Her ne olursa olsun. Ne de olsa. Sonuç olarak. En sonunda. Yine de. Her şeye karşın. Sonunda.

Against all odds : Tüm zorluklara rağmen. Tüm tuhaflıklara rağmen. Bütün engellere rağmen. Tüm olanaksızlıklara rağmen.

In the teeth of : Doğrudan doğruya. Rağmen. Karşı karşıya. Ona rağmen. Muhalefet ederek.

And yet : Hal böyle olunca. Zaten. Hal böyleyken. Hal böyle iken. Her halükarda.

 

Even if : Bile. -e karşın. İse de. Öyle olsa da. -sa da (yapsa dahi gibi). Velev ki. Hatta. -sa dahi (yapsa dahi gibi). İse bile.

Just the same : Tıpatıp aynı. Hiç değişmemiş. Aynen. Yine de. Tıpkı eskisi gibi. Aynen devam. Eskisi gibi.

In spite of that : -maya rağmen. -sına rağmen.

However : Ama. Her halükarda. Oysa. Ne kadar. Yine de. Halbuki. Ancak. Fakat. Her ne şekilde. Her nasılsa.

In addition to this : Buna ilaveten. Buna ek olarak. Bunun yanı sıra.

For all that synonyms : for, for all, despite, howbeit, in defiance of, all the same, strangely enough, if, despites, despite of, in the meantime, nevertheless, on the other hand, for all this, even so, over against, notwithstanding, by contrast with, despite this, as, but then, nonetheless, in any event, regardless, besides, none the less, in contrast with, albeit, despite the fact that, natheless, even though, in despite of, at the same time.