Just the same türkçesi Just the same nedir

  • Aynen devam.
  • Eskisi gibi.
  • Tıpkı eskisi gibi.
  • Hiç değişmemiş.
  • Aynen.
  • Yine de.
  • Buna rağmen.
  • Tıpatıp aynı.

Just the same ile ilgili cümleler

English: This place looks just the same as it used to.
Turkish: Bu yer eskiden olduğu gibi görünüyor.

English: You are just the same as you always were.
Turkish: Her zaman olduğun gibi aynısın.

Just the same ingilizcede ne demek, Just the same nerede nasıl kullanılır?

Just : Güç bela. Anca. Doğru. Kıl payı. Tam anlamıyla. Dürüst. Tam. Dürüstlük. Az önce. Yine de.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Same : Aynısı. Sürüm. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Farketmez. Benzer. Aynı. Özdeş. Tıpkı. Aynı şekilde.

Just the contrary : Tamamen zıt olan. Tam tersi. Tam tersi durum.

Just the job : Tam da istenen şey. Tam aranılan şey. Arayıp da bulunmayan kişi veya şey. Tam aranan şey. Birebir.

The same applies to : Aynısı -'a uygulanır. Yasa bu. Bana göre o bu durum için aynısı -.

Just then : Tam o anda. O sıra. Tam bu sırada. O esnada. Derken. Tam o sırada.

 

Just the opposite : Tam tersi.

Just the two of us : Yalnız ikimiz. Sadece ikimiz.

The same period : Aynı dönem.

İngilizce Just the same Türkçe anlamı, Just the same eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Just the same ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Just as : Olduğu anda. Gibi. Tam o anda. Nasıl ki. Tıpkı. -iken.

Despite this : Bununla birlikte.

The very same : Ta kendisi.

Dittos : Sözü geçen. Nüsha. Denden işareti. Aynı şey. Suret. Kopya. Denden (işareti). Tekrarlamak. Denden.

According as : Tıpkı. -diği nispette. -dukça. Tıpkı -diği gibi. -e göre. -diği oranda. -dikçe. -dıkça. Bağlı olarak.

At all events : Her halükarda. Her durumda. Ne olursa olsun.

As like as two peas : Bir elmanın iki yarısı. Tıpkı birbirine benzer. Tıpa tıp.

But then : Fakat sonra. Ama sonra. Fakat öte taraftan. Fakat zaten. Bununla birlikte. Ama diğer taraftan. Fakat öte yandan.

Howbeit : Mamafih. Bununla birlikte. Bununla beraber. Bütün bunlara rağmen.

For all that : Her şeye rağmen. Herşeye karşın. Öyle olmasına karşın. Bununla birlikte. Söylenen herşeye karşın. -e rağmen. Buna karşın. Bütün bunlara rağmen.

Just the same synonyms : for all the world like, all over, at any rate, dittoing, strangely enough, none the less, in kind, exactly the same, forasmuch, altogether, considering, however, all the same, after all, nevertheless, even now, but what, as good as, all overs, nn, spit, exactly, identically, even so, slavish, anyhow, anyway, one and the same, as before, by the same token, ditto, in its true colours, dittoed.