The very same türkçesi The very same nedir

  • Tıpatıp aynı.
  • Ta kendisi.

The very same ingilizcede ne demek, The very same nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Very : Mutlak. Bile. Pek. En. Gayet. Tam. Hatta. Tıpkısı. Belirli. Çok.

Same : Aynı. Tıpkısı. Farketmez. Eşit. Tıpkı. Benzer. Farksız. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Aynı şey.

The very : En. Tam.

The very best : En iyisi. Geriye kalanlardan daha iyi olan. İşin kaymağı. Mahsülün kreması.

The very reverend : Muhterem (katedral dekanının isminden önce kullanılan unvan).

The very man : Tam adamı.

The very last : En son.

The very first : İlk. Tam itki.

The very opposite : Tam tersi.

İngilizce The very same Türkçe anlamı, The very same eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The very same ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slavish : Aşağılık. Kopyası. Köleye yakışır. Köle gibi. Adi. Köpek gibi. Kopya edilmiş. Başkalarına boyun eğen.

Selfsame : Birbiriyle aynı. Aynı. Tıpkı. Telaşlı. Tamamen aynı.

 

Just the same : Aynen. Yine de. Tıpkı eskisi gibi. Eskisi gibi. Hiç değişmemiş. Aynen devam. Buna rağmen.

Spit : Denize uzanan kara parçası. Dalgaların, kıyıyı yalayan akıntıların taşıyıp elverişli yerlere biriktirdikleri kum ve çakıl karışımı, bir ucu karaya bağlı, ince, uzun yığıntılara verilen ad. Tükürmek. Şişe geçirmek. Dil. Kebap şişi. Basmak (çığlık). Kopya. Kıyının bir çıkıntısından ötekine doğru uzanan ve dalganın getirmiş olduğu tortullarla doldurulmuş, dar ve uzun kumsalı. Salya.

Replica : Maske. Reprodüksiyon. Yineleme. Aslına çok benzeyen. Replika. Tıpkı basım. İkinci nüsha. Eserin sanatçının kendi yaptığı kopyası. Kırılabilen toplu tabanca. Kopya.

The real mccoy : Aslı. Alası. Gerçek. Hakikisi. Orijinali. Orijinal. Hası.

None other but him : Bizzat kendisi. Ondan başkası değil.

Quintessential : Özetin özeti ile ilgili. En özlü kısımla ilgili. Tam. Özlü. Tipik. Mükemmel. En saf. Örnek niteliğinde.

Embodiment : Simge. Somut örnek. Cisim haline gelme. Şekillenme. Bir şeyin somut hali. Tecessüm. Şekil alma. Cisimleşme. Cisimleştirme. Somutlaşma.

Large as life : Doğal büyüklükte. Doğal ölçüleriyle.

The very same synonyms : doubleganger, replicas, embodiments, as like as two peas, the epitome of, for all the world like, one and the same.