Eşi nedir, Eşi ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ekşi.
[Bakınız: eşgi].
Salça.
Yahu anlamında: Eşi get de.
Nemli yerlerde biten bir çeşit ot.
Eşi ile ilgili Cümleler
- O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?
- Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.
- Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.
- Bu çorabın eşi nerede?
- Tom'un eşi ile hiç tanışmadım.
- Tom'un bir eşi ve küçük bir çocuğu var.
- Tom'un eşi nasıl biri?
- Allah rahmet eylesin, eşi menendi bulunmaz bir adamdı Nazmi Albay.
- Eşi ameliyatta iken, ben onu şirkette tuttum.
- Eşi daha yeni doğum yapmış.
- Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.
- Eşi ölmüş bir adama dul denir.
- O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.
- Tom'un eşi az önce öldü.
Eşi ile ilgili Atasözü veya Deyim
eşi benzeri (veya manendi veya menendi) olmamak (veya bulunmamak veya yok) : benzeri olmamak.
Eşi kısaca anlamı, tanımı
Eşi hamur : Mayalı hamur. (Gençali Senirkent Isparta)
Gömlek eşi : Pantalon. Don. Dizlik.
Oğlan eşi : Çocuk doğduktan sonra gelen son, döl eşi, meşime.
Döl eşi : Memelilerde ana ile dölüt arasında kan alıp verme işini sağlayan organ, son, eş, meşime, etene, plasenta.
Get de : Git be.
Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
Salça : Yemeklere lezzet ve renk katmak için konulan domates veya biber ezmesi. Domates, baharat vb. şeylerle yapılan, çoğunlukla et yemeklerine katılan sos.
Nemli : Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Yahu : "Hey, bana bak, baksana" anlamlarında bir seslenme sözü. Cümlede rica anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz. Üzerine dikkati çekmek için söylenen söze katılan bir kelime.
Eşgi : Üzüm şırasından yapılan, tadı ekşimsi bir çeşit tatlı. Ekşi. Limon. Salça. Eski türkçe ekşig: Ekşi (Erzincan Merkez).
Ekşi : Sirke veya limon tadında olan. Bu tadı veren şey. Uygunsuz, yakışıksız. Limon. Üzümden yapılan biraz ekşi pekmez. Domates salçası. Ham petrol, nafta ve benzin de olduğu gibi fazla miktarda kükürt ve kükürt bileşikleri(merkaptan veya hidrojen sülfür gibi) içerme durumu. Sirke(asetik asit), limon(sitrik asit) gibi besinlerdeki temel tat.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Get : Sırık, değnek. Bozuk dikiş, pot. Eskiden potin üstüne geçirilerek bağlanan, diz kapaktan topuğa kadar uzanan kösele tozluk. Arapça kökenli khıt: Kıt.
Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.
De : Türk alfabesinin beşinci harfinin adı, okunuşu.
Diğer dillerde Eşısıl tavlama anlamı nedir?
İngilizce'de Eşısıl tavlama ne demek ? : isothermal annealing

Bu kısımda Eşi nedir? Eşi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eşi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eşi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.