Ekşi nedir, Ekşi ne demek
Ekşi; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfatisimmecaz olarak kullanılır.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Limon.
Üzümden yapılan biraz ekşi pekmez.
Domates salçası.
Kimya'da terim anlamı:
Ham petrol, nafta ve benzin de olduğu gibi fazla miktarda kükürt ve kükürt bileşikleri(merkaptan veya hidrojen sülfür gibi) içerme durumu. Sirke(asetik asit), limon(sitrik asit) gibi besinlerdeki temel tat.
Ekşi ile ilgili Cümleler
- O, spagettiye ekşi krema koydu.
- Şu midesi ekşimese hayat da ekşimeyecek onun için, ama ne yapsın?
- Bu ekşi sözler, bu dik bakışlar, tabii hiç hoşlarına gitmedi.
- Ne o, küçük kedi mi? Biraz ekşi krema ister misin?
- Yüzünü buruşturuyor Fuat, ukalalığından sıyrılıyor, üzüldüğü belli.
- Bu portakallar çok ekşi.
- Süt ekşi.
- Bu elma ekşi.
- Meyve yemek için hâlâ çok ekşi.
- Üzümler ekşi gibi görünüyor.
- Bu meyve çok ekşi.
- İşte ilmin, âlimin kıymeti bilinmeye başladı diye suratımı ekşittim.
- O, ekşi krema içeren salatalardan hoşlanır.
- Süt ekşidir.
- Bu yemeğin ekşisi fazla kaçmış.
- Ekşi lâhanayı severim.
Ekşi ile ilgili Atasözü veya Deyim
(birinin) başına ekşimek : ağır yük olmak üstüne kalmak.
ekşi yemedim ki karnım ağrısın : çiğ yemedim ki karnım ağrısın.
kimse yoğurdum ekşi demez : herkes sattığı malı, kendi işini, tutumunu ve davranışını över anlamında kullanılan bir söz.
midesi ekşimek (veya kaynamak veya yanmak) : yeni yenilmiş yiyeceklerden ötürü midede rahatsızlık duymak.
suratını ekşitmek (veya buruşturmak) : yüzüne memnun olmadığını belirten bir anlam vermek.
yüzünü buruşturmak (veya ekşitmek) : yüzüne öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek.
Ekşi kısaca anlamı, tanımı
Balık ekşilemesi : Balık, balık yumurtası, salça ve soğandan yapılan yemek. (Avşar Gelendost Isparta)
Çekirdek ekşiti : Göze çekirdeğindeki kalıtım etkeni DNA, göze ortamındaki RNA ve benzerleri türünden, dört tür özdeciksel birimin (A, T, G, C; kimi kez U) fosfat-şeker zinciri üzerine bir şifreyle dizilmesinden oluşmuş dirilçoğuz.
Domates ekşisi : Salça.
Ekşi ot : Çiy olarak yenilen bir çeşit ot.
Ekşi sıkmak : Can sıkmak. Kırıcı sözler söylemek. Fazla konuşup yanındakilerin başını ağrıtmak.
Ekşi söz : Ters, acı, tatsız söz.
Ekşice : İlkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot.
Ekşidere : Balıkesir şehrinde, Gönen ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Ekşihamur : Hamur mayası.
Ekşikara : Büyük, siyah, sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. Siyah, sulu iri ve ekşi karadut.
Ekşileme : Hamur köftesi.
Ekşiler : İçel kenti, Silifke ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Ekşilice : Sarı renkli, huni biçiminde, soğan köklü bir bitki.
Ekşiliyurt : Muğla kenti, Ortaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ekşimelek : Kuzukulağı.
Ekşimen : Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki.
Ekşimenek : Kuzukulağı.
Ekşimikli : Ekşimiği olan.
Ekşimiksiz : Ekşimiği olmayan.
Ekşimti : Ekşimsi, ekşiye çalar, ekşimtirek.
Ekşimük : Kaynatılmış ayran ya da kesilmiş sütten yapılan kesmik ya da çökelek. Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki.
Ekşinar : Artvin ilinde, Ardanuç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ekşincik : Kuzukulağı.
Ekşisıran : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.
Ekşisu : Maden suyu.
Ekşit : Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek.
Ekşite dayanıklı sızdırmaz : Ekşitten etkilenmeyen gereçlerden yapılmış sızdırmaz.
Ekşitilmiş yemler : Silaj yemleri.
Ekşitme kuyusu : Pissuyun içindeki katı maddelerin kimyasal değişikliğe uğradığı ve sıvı ile katı maddelerin kolayca ayrıştırılabilir hale getirildiği kuyu.
Ekşiza : Ekşi, yenmeyen bir çeşit ot.
Göze çekirdeği ekşiti : Canlılarda göze çekirdeğindeki kalıtım etkeni DNA; göze ortamındaki RNA gibi dört tür özdeciksel birimin (ATGC kimi kez de U) fosfat-şeker zinciri üzerine bir şifreyle dizilmesinden oluşmuş dirilçoğuz.
Kiren ekşisi : Kızılcık marmelatı.
Tomat ekşisi : Salça.
Yüz ekşitmek : Surat asmak, hoşlanmadığını belli etmek.
Ekşi elma : Sert, sulu ve şeker oranı düşük bir tür elma.
Ekşi kiraz : Vişne.
Ekşi maya : Bir önceki ekşi veya mayalı hamurdan alınıp bir süre fermente edildikten sonra yeni yapılmış bir hamuru mayalamak amacıyla kullanılan maya.
Ekşi surat : Küskünlük veya hoşnutsuzluk anlatan yüz, ekşi yüz.
Ekşi yonca : Ekşi yoncagillerden, çok yıllık otsu bitki (Oxalis acetosella).
Ekşi yoncagiller : İki çeneklilerden yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası.
Ekşi yüz : Ekşi surat.
Ekşikulak : Kuzukulağı.
Ekşili : İçinde ekşisi bulunan.
Ekşili çorba : Nohut, dövme, kırmızı mercimek, patlıcan, sumak ekşisi, sarımsak, yağ ve baharat kullanılarak hazırlanan bir çorba türü.
Ekşilik : Ekşi olma durumu. Ekşi tat.
Ekşime : Ekşimek işi.
Ekşimek : Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
Ekşimik : Yağı alınmış sütten yapılmış olan peynir, kesmik, çökelek.
Ekşimsi : Tadı ekşiyi andıran, ekşimtırak. Buruk.
Ekşimtırak : Ekşimsi.
Ekşitilme : Ekşitilmek işi.
Ekşitilmek : Ekşitme işi yapılmak.
Ekşitme : Ekşitmek işi.
Ekşitmek : Ekşimesine yol açmak.
Diğer dillerde Ekşi anlamı nedir?
İngilizce'de Ekşi ne demek ? : sour

Bu kısımda Ekşi nedir? Ekşi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ekşi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ekşi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.