Ekşi sıkmak nedir, Ekşi sıkmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Can sıkmak.
Kırıcı sözler söylemek.
Fazla konuşup yanındakilerin başını ağrıtmak.
Ekşi sıkmak tanımı, anlamı
Ekşi : Sirke veya limon tadında olan. Bu tadı veren şey. Uygunsuz, yakışıksız. Limon. Üzümden yapılan biraz ekşi pekmez. Domates salçası. Ham petrol, nafta ve benzin de olduğu gibi fazla miktarda kükürt ve kükürt bileşikleri(merkaptan veya hidrojen sülfür gibi) içerme durumu. Sirke(asetik asit), limon(sitrik asit) gibi besinlerdeki temel tat
Sıkma : Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).
Sıkmak : Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Yalan söylemek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Dar gelmek. Silahla ateş etmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak.
Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
Ağrıtmak : Ağrımasına yol açmak.
Söyleme : Söylemek işi.
Ağrıtma : Ağrıtmak işi.
Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.
Konuşu : Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.
Kırıcı : Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Kırınım oluşturan.
Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.
Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.
Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.
Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.
Diğer dillerde Ekşi anlamı nedir?
İngilizce'de Ekşi ne demek ? : sour

Bu kısımda Ekşi sıkmak nedir? Ekşi sıkmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ekşi sıkmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ekşi sıkmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.