Söylem nedir, Söylem ne demek
- Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz

- Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez.
- Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
Yerel Türkçe anlamı:
Şive.
Hukuki terim anlamı:
lafız.
Bilimsel terim anlamı:
Bir şey bildirirken konuşanın ağzından çıkan sözlerin bütünü.
İngilizce'de Söylem ne demek? Söylem ingilizcesi nedir?:
statement
Osmanlıca Söylem ne demek? Söylem Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
ifade
Söylem anlamı, kısaca tanımı:
Söyleme : Söylemek işi.
Söylemediğini bırakmamak : Bir kimse veya bir konu ile ilgili olarak söylenmemesi gereken şeyleri söylemek.
Söylemek : Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Haber vermek. Sipariş etmek. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Yapılmasını istemek. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Yazmak, düzmek.
Söylemesi ayıp : Utanılacak bir durumun açıklanması sırasında kullanılan bir söz.
Söylemseme : O anda söylüyormuş gibi yapma. Söylemsemek işi.
Söylemsemek : Söylemeye özen göstermek. Söyleniş özelliği taşımak.
Acı söylemek : Olumsuz bir davranış karşısında gerçeği olduğu gibi söylemek.
Açık söylemek : Anlaşılmayan yön bırakmadan anlatmak. çekinmeden söylemek.
Açıkçasını söylemek : Doğrusunu, açık olanını, anlaşılır biçimini söylemek.
Ağır söylemek : Acı, dokunaklı sözler söylemek.
Ağzına geleni söylemek : Nezaket dışına çıkarak ağır ve kırıcı sözler söylemek. gelişigüzel, saçma sapan konuşmak.
Ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme : "lehte konuşmuyorsun, hiç olmazsa aleyhte de konuşma" anlamında kullanılan bir söz.
Aklına geleni söylemek : Rastgele konuşmak.
Aleyhinde söylemek : Çekiştirmek, yermek.
Arkadan söylemek : Kendisi bulunmadığı bir yerde bir kimseyi çekiştirmek, dedikodusunu yapmak.
Ayıptır söylemesi : "övünmek gibi olmasın ama" anlamında kullanılan bir söz. "bunu söylemek size karşı saygısızlık olacak ancak söylemek zorundayım" anlamında özür dilemek için kullanılan bir söz.
Benden söylemesi : "ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim, kendimi suçlu saymam" anlamında kullanılan bir söz.
Bir ayak üstünde bin yalan söylemek : Çok kısa sürede pek çok yalan söylemek.
Bir şey söylemek : Belirtmek, anlatmak, ifade etmek. konuşmak.
Bir söylemek pir söylemek : Uzatmadan gereği gibi söylemek.
Bülbül gibi söylemek : Bildiklerini hiçbir şey saklamadan söylemek, itiraf etmek.
Büyük lokma ye büyük söz söyleme : "başaramayacağın, sonuçlandıramayacağın bir konuda kesin sözler söyleme" anlamında kullanılan bir söz.
Büyük söylemek : Yapacağı bir şey hakkında kesin konuşarak övünmek.
Çok söyleme arsız edersin aç bırakma hırsız edersin : "bir kişiye bir uyarıyı sürekli olarak yapmak ve bir kişiyi istediğinden yoksun bırakmak daima kötü sonuç verir" anlamında kullanılan bir söz.
Çok söylemek : Gevezelik etmek.
Derdini söylemeyen derman bulamaz : "insan sıkıntısını başkasına açıklayarak giderebilir" anlamında kullanılan bir söz.
Dirhemle söylemek : Çok az ve zorla konuşmak.
Dudak ucuyla söylemek : Belli belirsiz anlatmak, isteksizce söylemek.
Edeptir söylemesi : "affedersiniz, söylemesi ayıptır ama" anlamında kullanılan bir söz.
İyi söylemek : Övmek.
Kötü söyleme eşine ağı katar aşına : "ilişkide bulunduğun kimseleri sözlerinle incitme, kötüleme ki onlar da sana daha büyük kötülük yapmasınlar" anlamında kullanılan bir söz.
Kötü söylemek : Birtakım olumsuz, beğenilmeyen, istenmeyen tutum ve davranışları olduğunu söylemek, kötülemek.
Kulağına söylemek : Fısıldamak.
Lehinde söylemek : İyiliğini söylemek. hakkında iyi söz söylemek, desteklemek.
Ortadan söylemek : Herkesin içinde, belli bir kimseyi amaçlamadan konuşmak.
Pek söylemek : Kırıcı ve sert konuşmak.
Şarkı söylemek : Belirli bir besteye göre güfteyi uyumlu olarak okumak.
Selam söylemek : Selamını birine götürmesini söylemek. birinin gönderdiği selamı başkasına iletmek.
Tane tane söylemek : Acele etmeden, seslerin hakkını vererek herkesin anlayabileceği gibi konuşmak.
Türkü söylemek : Ezgisiyle bir türküyü seslendirmek.
Yabana söylemek : Saçma sözler söylemek, boşa konuşmak.
Söyleyiş : Söyleme işi. Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz.
Söyleniş : Söylenme işi. Söyleyiş, telaffuz.
Telaffuz : Söyleyiş. Boğumlanma.
Kalıplaşmış : Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan.
Klişe : Basmakalıp (söz, görüş vb.). Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha.
İfade : Anlatım. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Dışa vurum.
Cümle : Herkes. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Dizge, sistem.
Söz : Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil.
Söylemen : Çok konuşan, konuşkan.
Söylemez : Şanlıurfa ilinde, Karacadağ nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ili, Sarıkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Söylemiş : Bursa şehrinde, Yenişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Söylemişdüklerinden : Söylemiş oldukları için.
Söylemsel, sözel : lafzî. ~ yorum: lafzî tefsîr (karş. ereksel yorum).
Söylemük : Sessiz : Bırak şu söylemük sümsüğü.
Söylem ile ilgili Cümleler
- Yardımını istemediğimi sana söylemeye devam ediyorum.
- Söylemek için uygun bir şey düşünemedim.
- Bana onun adını söylemek zorunda değilsin.
- Söylemek gereksiz, ödülü alamaz.
- Ne yaparsan yap, ama Tom'a yapacağını söyleme.
- Söyleme. Tahmin edeyim.
- Henüz kimseye söylemedin, değil mi?
- O bana hiçbir şey söylemedi.
- Söylemek gereksiz, biz günün sonunda çok yorgunduk.
- Gerçekten Tom'a yalan söylemedin, değil mi?
- Söylemek bana düşmez.
- Söylemek istediğim başka bir şey düşünemedim.
- Söylemek istediğim başka bir şeyim yok.
- Sizleri kıskandığımı söylemek zorundayım.
Diğer dillerde Söylem anlamı nedir?
Rusça'da Söylem : n. красноречие (N), произношение (N)

Bu kısımda Söylem nedir? Söylem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Söylem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Söylem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.