Acescent türkçesi Acescent nedir

  • Mayalanmaya yatkın olan.
  • Ekşimeye yatkın olan.
  • Asitli olmaya yatkın olan.
  • Ekşi.

Acescent ingilizcede ne demek, Acescent nerede nasıl kullanılır?

Acescence : Ekşilik.

Ace of aces : En iyilerin en iyisi. Birinci sınıfların birincisi.

Aces : Birli. Yek. As. Karşılanamayan atış (tenis). Bey. Beş düşman uçağı düşüren pilot.

Acesodyne : Anodin. Ağrıyı dindiren. Ağrı dindirici. Ağrı kesici.

Acess arm : Mıknatıslı tekerde, okuma/yazma kafasını erişilmek istenen adresin bulunduğu iz üzerine getirmek için ileri geri devinen kol. devinimsiz kafalı tekerlerde, her iz için ayrı kafa öngörüldüğünden bu kol bulunmaz, böylece kafanın iz üzerine varışı süresi, daha hızlı bir erişim için kazanılmış olur. Erişim kolu.

Alternative interfaces : Alternatif arabirimler.

A pair of braces : Pantolon askısı.

Acestoma : Asestom.

Airspaces : Hava sahası.

Add to favorite places : Sevilen yerlere ekle. Sık aranan yerlere ekle.

İngilizce Acescent Türkçe anlamı, Acescent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acescent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acerbic : Acı. Keskin. Sert. Büzücü. İğneleyici (konuşma).

Citric : Sitrik. Portakal gibi naranciye meyvalara ait. Limon. Limo asidiyle ilgili.

 

Origin : Kaynak. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, uzay, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Doğuş. Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer. Konsayı eksenlerinin kesiştiği (0,0) noktası. Nereden. Mahreç. İlkyazı. Kök. Bir malın üretildiği yer.

Acerb : Acı. Acılı ekşi. Sert.

Hardest : Ağır. Sağlam. Güç. Sert. Sıkı. Çetin. Nasırlı. En sert. Şiddetli.

Sour : Huysuzlaşmak. Mayhoş. Somurtmak. Zehir olmak. Süt kesilmek. Bozmak. Bozulmak. Zehir etmek. Kesilmek.

Speech pattern : Konuşma kalıbı.

Acid : Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ekşit. Ekşime. Kırıcı. Asit gibi. Acı. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek. Lsd. Akü elektroliti.

Acetic : Sirke gibi. Asetik.

Drawl : Ağır konuşmak. Ağır ağır konuşma. Sözcükleri uzatarak konuşmak. Çok ağır söyleyiş. Ağır ezgi fıstıki makam konuşmak. Ağır ağır konuşmak.

Acescent synonyms : acidulous, acrid, pronunciation, ancestry, mordacious, filiation, sourer, derivation, sharpest, acetous, extraction, harder, full blood, hard, lineage.

Acescent zıt anlamlı kelimeler, Acescent kelime anlamı

Chromatic : Renksel. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Kromatik. Renkle ilgili. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Renkser. Renklerle ilgili. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renkli. Yarım seslerden oluşan ses dizisi.

Hairless : Cillop. Cavlak. Dazlak. Kılsız. Kel. Tüysüz. Saçsız.

Acescent ingilizce tanımı, definition of Acescent

Acescent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A substance liable to become sour. Slightly sour. Readily becoming tart or acid. Turning sour.