Origin türkçesi Origin nedir

  • Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer.
  • Bir şeyin dayandığı temel.
  • Mahreç.
  • Başnokta.
  • Bir malın üretildiği yer.
  • Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, uzay, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Bir malın üretildiği ya da yapıldığı, alındığı, getirildiği yer.
  • Başlangıç.
  • Konsayı eksenlerinin kesiştiği (0,0) noktası.
  • İlkyazı.
  • Bir cismin ya da varlığın doğduğu ya da çıktığı yer. güneş dizgesinin kökeni büyük bir gaz bulutuydu.
  • Başlangıç noktası.
  • Köken.
  • Nereden.
  • Asıl.
  • Menşe.
  • Doğuş.
  • Kaynak.
  • Kök.

Origin ile ilgili cümleler

English: In Russian, nouns of foreign origin generally don't succumb to integration.
Turkish: Rusça'da yabancı kökenli isimler genellikle bütünleşmeye dayanamaz.

English: I don't know the origin of the rumor.
Turkish: Ben, söylentinin kaynağını bilmiyorum.

English: He is studying the origin of jazz in America.
Turkish: O, cazın Amerika'daki doğuşunu araştırıyor.

English: Let me tell you about the origin of this school.
Turkish: Size bu okulun başlangıcından bahsedeyim.

English: It seems that the origin of the mutations is in the consumption of contaminated water.
Turkish: Mutasyonların kökeni kirletilmiş su tüketiminde gibi görünüyor.

Origin ingilizcede ne demek, Origin nerede nasıl kullanılır?

 

Origin destination analysis : Çıkış-varış çözümlemesi. İnsanların, taşıtların ve malların belli bir yerleşim yerinde belli noktalar arasındaki gidiş gelişlerini, her iki uçtaki toprak kullanım biçimini belirlemek ve denetlemek amacıyla, bu devinimlerin nerede başlayıp nerede bittiğini, amacını, yoğunluğunu ve süresini, dizgesel bir biçimde saptamayı amaçlayan bir dolaşım araştırması türü.

Origin of coordinates : Koordinat başlangıç noktası. Koordinat başnoktası. Konaç başnoktası.

Origin of replication : Hem bakteri dna'sında hem de plazmitte bulunan dna sentezinin başladığı, ori olarak gösterilen nükleotit dizisi. replikasyon orijini. Kopyalama kökeni.

Certificate of origin and health : Dışsatımı yapılacak bitki veya bitkisel ürünlerde hastalık, zararlı maddeler ve ilaç kalıntılarının bulunmadığını gösteren, ilgili kurul veya resmi yetkelerce verilen belge. Köken ve sağlık belgesi.

Country of origin of work : Yapıtın köken ülkesi. Yayımlanmış olan yapıtlarda, yayımın ilk olarak yapıldığı ülke; aynı anda yayım halinde en kısa koruma süresi tanınan ülke; yayımlanmamış olanlarda ise yapıt iyesinin ülkesi.

Country of origin : Menşe ülkesi. Menşei ülke. Mahreç. Dışarıya ihraç olunan bir malı üreten ülke. Bir yapıtın ilk kez yayımlandığı ya da halka açıklandığı bern birliğine katılmış ülke. Memleket. Vatan. Menşe ülke. Kaynak ülke.

 

False name of origin : Bir malda, çıktığı yerden başka yeri köken adı olarak kullanma. Düzme köken adı.

By origin : Kaynağa göre.

False place of origin : Bir malın başka bir yerde çıkmış gibi gösterilmesi (yunanistan'dan ihraç olunan incirlerin türk malı olarak tanıtılması gibi). Düzme çıkıt yeri.

False signs of origin : Bir malın çıktığı yerden başka bir yeri çıkıt olarak gösterme amacı ile kullanılan imler. Düzme çıkıt imleri.

İngilizce Origin Türkçe anlamı, Origin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Origin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Point source : Noktasal kaynak. Nokta kaynak. Boyutları, alıcıya uzaklığı yanında çok ufak olan ışınım erkesi kaynağı.

Conceptions : Algılanma biçimi. Kavrayış. Gebe kalma. Mefhum. Kavram. Kavrama. Fikir. Düşünce. Anlayış.

Aurorae : Atmosferin aydınlanması olayı (aurora australis {güney ışığı} ve aurora borealis {kuzey ışığı}). Gün ağarması. Tan vakti.

Fonts : Yazıtipleri. Yazı tipi. Pınar. Memba. Yazı tipleri. Vaftiz su kabı. Lambanın gaz haznesi.

Genesis : Başlama noktası. Başlama çekidi. Oluş. Oluşum. Türüm. Yaratılış.

Starting point : Dizgeli örnek seçme işleminde, evren dizelgesi üzerindeki birinci birimle atlama aralığı arasında rastlantılı olarak seçilen ilk örnek birim. bk. örnekleme. Yürüyüş çıkış noktası. Hareket noktası. Çıkış noktası. Başlama noktası. Başlangıç çekidi.

Full blood : Tam kan bağı. Safkan. Tam akrabalık bağı. Tam kan.

Nascences : Meydana geliş. Açığa çıkış. Hayat bulma. Oluşum. Belirme.

Descents : Soy. Bayır. Madene inme. Düşme. Miras kalma. Sukut. Çökme. İniş. Yokuş.

Whereabouts : Nerelere. Nerelerden. Yer. Semt. (bulunduğu) yer. Bulunduğu veya olduğu yer (bir kimsenin veya bir şeyin). Nereye. Nerelerde. Nerede.

Origin synonyms : rootage, point of departure, trailhead, trail head, place of origin, geniture, extractions, aboriginal, commencing, basis, beginning, doorway, whence, denominator, apo, from where, elementary, conception, how, da capo, cardinal, genitures, bases, essence, central, bottoms, root, home, sources, head, birth of jesus christ, the beginning, context.

Origin zıt anlamlı kelimeler, Origin kelime anlamı

Ending : Nihayet. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Oyun konusunun tamamlanıp sonuca ulaştırıldığı sahne. Ecel. Bitirme. Sonuç. Çözüm sahnesi. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Ölüm. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb.

Sink : Yerleştirmek. Gömmek. Mahvetmek. Örtbas etmek. Alıcı. Azaltmak. Lavabo. Musluk taşı. Feragat etmek. Lağım.

Origin ingilizce tanımı, definition of Origin

Origin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The birth. The first existence or beginning of anything.