Very türkçesi Very nedir

Very ile ilgili cümleler

English: "Can you give this to Tom, it's very important." "I'll make sure he gets it."
Turkish: "Bunu Tom'a verir misin? bu çok önemli." "onun onu aldığına emin olmalıyım."

English: "Did you like my apartment?" "Yes, it is very comfortable."
Turkish: "Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu"

English: "Do you speak French?" "Not very well."
Turkish: "Fransızca konuşur musun?" "Çok iyi değil."

English: "I am very happy", he said.
Turkish: "Çok mutluyum." dedi.

English: "Celestial Wives of the Meadow Mari" is a very good movie.
Turkish: "Celestial Wives of the Meadow Mari" çok iyi bir film.

Very ingilizcede ne demek, Very nerede nasıl kullanılır?

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Very bad : Çok kötü. Berbat. Haşat. Aşırı kötü.

Very beautiful : Huri gibi. Fıstık gibi. Çok güzel. Ayın on dördü gibi. Ömre bedel. Lokum gibi. Şiir gibi.

Very beautiful girl : Çok güzel kız.

Very best : Çok güzel. Çok iyi.

Very busy : Çok yoğun. Yapacak çok işi olması. Çok meşgul. Aşırı meşgul.

Very close : Oldukça yakınında. Canciğer. Ha oldu ha olacak. Çok yakın. Burun buruna. Duygusal veya fiziksel olarak oldukça yakın.

Very big : Çok büyük. Koskoca. Koskocaman.

 

Very cautious : Çok dikkatli. Çok ihtiyatlı. Çok tekin. Çok tedbirli.

Very briefly : Çok kısa bir biçimde söyleme. Çok özetle. Çok kısaca. Çok özet bir şekilde.

İngilizce Very Türkçe anlamı, Very eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Very ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moreover : Hem de. Ayrıca. Kaldı ki. Üstelik. Dahası. Bir de. Bundan başka. Buna ek olarak. Diğer taraftan.

Purely : Tamamen. Safça. Ari olarak. Yalnızca. Saf bir biçimde. Ancak. Bütünüyle. Saf olarak. Sadece.

Verier : Gerçek. Özel. Sırf. Aynı.

Infinite : Sınırsız. Nihayetsiz. Sayısız. Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Sonsuz olan şey. Tükenmez. Muazzam bir. Sonsuzluk. Hudutsuz.

Categoric : Belirleyici. Kategoriye ait. Kati. Kesin.

Explicit function : Kapalı olmayan fonksiyon. Belirtik işlev. Açık işlev.

All time : Tam günlük. Gelmiş geçmiş. Diğerlerinden üstün.

Limited : Kıt. Hudutlarla sınırlı. Mahsur. Sayılı. Sınırlanmış. Ekspres. Kısıtlı. Sınırlı sorumlu (şirket). Belirlenmiş.

Very synonyms : living image of, acres and acres, mosts, salt, affluents, yes, merely, definitive, insomuch that, even, infinites, of a piece with, damned, eminently, width, quite, blithering, skin associatedlymphoid tissue, breadths, the very, abounding, naked, diameter, a whale of, meres, online, pure, given, extremer, widths, mere, peremptory, purer.

Very zıt anlamlı kelimeler, Very kelime anlamı

Imprecise : Dikkatsiz. Tam isabetli olmayan. Kesin olmayan. Gevşek. Özensiz. Titiz olmayan. Tam doğru olmayan.

Other : Bundan başka. Gayri. Sair. Öbürü. Diğer. Özge. Sonraki. Özgesi. Başka. Öteki.

Very ingilizce tanımı, definition of Very

Very kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A very bright sum. To no small extent. As, a very great mountain. He was very much hurt. A very cold day. Actual. The river flows very rapidly. Real. True. Veritable. Extremely. Excessively. Exceedingly. In a high degree.