Just türkçesi Just nedir
- Az kalsın.
- [#dürüst Dürüstlük].
- Zar zor.
- Yine de.
- Sade.
- Doğruluk.
- Şimdi.
- Tastamam.
- Güç bela.
- Kıl payı.
- Doğru.
- Yalnız.
- Haklılık.
- Tek kelimeyle.
- Sadece.
- Darı darına.
- Anca.
- Az önce.
- Henüz.
- Dürüst.
- Adalet.
- Yalnızca.
- Tam anlamıyla.
- Adil.
- Tam.
- Gücü gücüne.
Just ile ilgili cümleler
English: "Do you want something to eat?" "Sorry, I just ate."
Turkish: "Yiyecek bir şey ister misin?" "Üzgünüm, az önce yedim."
English: "But you just come here in the summer!" Said Tony.
Turkish: "Fakat sadece Yazın buraya geliyorsun."dedi Tony.
English: "Are Tom and Mary dating?" "No, they're just good friends."
Turkish: "Tom ve Mary çıkıyorlar mı?" " Hayır, sadece iyi arkadaşlar."
English: "Do you not like Tom?" "It's not that I don't like him, I just have trouble dealing with people like him."
Turkish: "Tom'u sevmiyor musun?" "Onu sevmiyorum değil, sadece onun gibi insanlarla ilgi kurmada sorunum var."
English: "Are you apathetic or just ignorant?" "I don't know and I don't care."
Turkish: "İlgisiz misin yoksa yalnızca cahil misin?" "Bilmiyorum ve umurumda değil."
Just ingilizcede ne demek, Just nerede nasıl kullanılır?
Just a bunch of disks : Jbod. Raıd standardına göre düzenlenmiş olmayan ve raıd sisteminin hız ya da veri güvenliğini sağlamayan birkaç bağımsız sabit diskler (bilgisayar).
Just a couple of words : İki çift laf.
Just a minute : Hatta kalın. Bir dakika. Bir saniye.
Just a moment : Bir dakika (bekle). Bir dakika. Azıcık. Bir saniye (bekle).
Just a moment ago : Demin. Demincek.
Just as you say : Tam senin dediğin gibi. Tamamen senin söylediklerin gibi. Tam da dediğin gibi. Tam da senin dediğin gibi.
Just as : Gibi. -iken. Tıpkı. Olduğu anda. Tam o anda. Nasıl ki. Aynen.
Just balance : Doğru terazi. Ağırlığı tam ve doğru olarak gösteren terazi.
Just as bad : Bir türlü.
Just around the corner : Eli kulağında. Köşeyi döner dönmez. Köşeyi dönünce.
İngilizce Just Türkçe anlamı, Just eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Just ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
On the double : Yellim yelalim. Hemen. Bir koşu. Koşar adım. Çok çabuk. Derhal. Fırtına gibi.
Candor : Açık kalplilik. Açıklık. Açık sözlülük. İyi kalplilik. Saflık. İçtenlik. Asıl fikrini söyleme. Toksözlülük. Samimiyet.
Legitimacies : Nesebin tashihi. Geçerlik. Mantıklılık. Meşruiyet. Yasallık. Yerindelik. Soydan geçme. Meşruluk. Kanuni olma.
Now : Artık. Halen. Dığından. Şu anda. Hemen. Şimdiki zaman. Şu tapta. Mademki. Şu an.
Direct : Yönetmenlik yapmak. Emretmek. Düz. Yönetim işi. Doğrudan. Doğrultmak. Dosdoğru. Yönetmek. Çevirmek.
By herself : Yardımsız. Kendi kendine. Tek başına. Kendi başına. Kendikendine.
Law : İlke. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Dava. Fen bilimlerinde kanun. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Tüze. Nizam. Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kural. Yasa.
Laboriously : Ter dökerek. Zahmetli bir şekilde. Yükle. Özenle ve sebat ederek. Büyük uğraşlarla. Emek vererek. Çalışarak. Zahmetle. Titizlikle.
Droits : Hukuk. Hak. Yasal hak.
Nondiscriminatory : Taraf tutmayan. Ayırım yapmayan. Ayrımcı nitelikte olmayan. Taraflı olmayan.
Just synonyms : authentic, if only, justitia, laboredly, becomings, justing, attics, faithfulness, bigoted, justs, at the same time, conchs, deja, faired, but what, equitable, absolute, solo, simply, candour, justice, first and last, conscientious, hairbreadth, blithering, complete, hairsbreadth, as yet, equity, justices, dinkum, at present, by yourself.
Just zıt anlamlı kelimeler, Just kelime anlamı
Dishonorable : Güvenilmez. Şerefsiz. Dürüst olmayan. Rezil. Onursuz. Namussuz. Haysiyetsiz. Şerifsiz. Alçak. Ciğeri beş para etmez.
Unjust : İnsafsız. Yersiz. Hakkaniyetsiz. Adaletsiz. Vicdansız. Haksız.
Wrong : Ahlakdışı. Kötülük. Haksızlık. Bozuk. Uygunsuz. Kötü. Suç. Haksızlık etmek. Haksız. Gadretmek.
Just antonyms : unfair, unrighteous, unfairness, inequity, partial, unreasonable.
Just ingilizce tanımı, definition of Just
Just kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not doing wrong to any. Honest. Upright. In place, time, or degree. True. Neither more nor less than is stated. Precisely. To joust. Said both of persons and things. Violating no right or obligation. A joust. Righteous. Conforming or conformable to rectitude or justice. Exactly.

Bu kısımda Just kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Just ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Just anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Just ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.