For no reason türkçesi For no reason nedir

For no reason ile ilgili cümleler

English: A smart dog never barks for no reason.
Turkish: Akıllı bir köpek asla sebepsiz havlamaz.

English: He laughed for no reason.
Turkish: Sebep yokken güldü.

English: Stop crying for no reason.
Turkish: Sebepsiz yere ağlamayı kes!

English: Ali yelled at me for no reason.
Turkish: Ali sebepsiz yere bağırdı bana.

English: The teacher scolded the student for no reason.
Turkish: Öğretmen suçsuz yere öğrenciyi azarladı.

For no reason ingilizcede ne demek, For no reason nerede nasıl kullanılır?

For : Zira. Dolayı. Dair. Namına. Uğruna. Şerefine. -dır. Karşılığında. Yerine. Bir takımyıldızın adı.

No : Artık değil. Aleyhte oy. Gereksiz. Hiçbir. Olumsuz oy veren kimse. Olumsuz oy. Hiç. Ret. Yok yanıtı. Olumsuz karar.

Reason : Yargılamak. Sebeb. Us. Neden. Konuşmak. Mantıklı davranmak. Bulmak. Bir edim, eylem ya da davranışın amacı ya da yönsemesi. Akıl yürütmek. Usavurmak.

For no apparent reason : Sebep yokken. Açık ve anlaşılır bir sebep olmaksızın. Ortada hiçbir neden yokken. Görünürde bir sebep olmaksızın.

For no particular reason : Özel bir nedenle değil. Özel bir nedeni yok.

 

Lomnicki jarque bera test for nonnormality : Lomnicki-jarque-bera normaldışılık sınaması.

Bye for now : Şimdilik görüşmek üzere. Şimdilik hoşçakal. Şimdilik hoşça kal. Şimdilik güle güle. Şu an için elveda.

Fit for nothing : Hiçbirşeye uygun değil. Hiçbirşey için iyi değil. Kullanıma uygun değil. Beş para etmez. İyi değil. Arzu edilir değil. Hiçbir işe yaramaz.

Go for nothing : Heba olmak. Hiçbir işe yaramamak. Heder olmak. Güme gitmek. İşe yaramamak. Yalan olmak. Boşa gitmek. Ziyan olmak. Kurda kuşa yem olmak.

For now : Şu an için. Şimdilik.

İngilizce For no reason Türkçe anlamı, For no reason eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For no reason ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gratis : Bedavadan. Karşılıksız. Parasız olarak. Ücretsiz. Bedava. Caba. Parasız.

Baseless : Dayanaksız. Sağlam temellere dayanmayan. Mesnetsiz. Temelsiz. Köksüz. Esassız. Yersiz. Asılsız. Gerekçesiz.

Pointlessly : Manasızca. Anlamsızca. Yararsızca. Gereksizce.

At a venture : Baht işi.

For kicks : Biraz tatmin elde etmek için. Heyecan olsun diye. Biraz heyecan veğlence elde etme uğruna. İş olsun diye. Eğlence olsun diye. Şaka olsun diye.

No wonder : Tevekkeli değil. Ona ne şüphe!. Tabii ki. Hiç garip değil. Elbette. Şaşmamalı. Boşuna değil. Pek tabii.

Casual : Günlük (giysi). Rastlantı eseri. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen. Sıradan. Tesadüfen olan. Kaçamak. İlgisiz. Gündelik. Yoksul kimse.

 

Unexpectedly : Ansızın. Habersizce. Rastlantıyla. Şıp diye. Beklenmedik bir biçimde. Fücceten. Umulmadık bir biçimde. Şakkadak. Beklenmedik bir şekilde.

Wanton : Oyunbaz. Hafifmeşrep. Nedensiz. Kaprisli. Serkeş. Ahlaksız. Lakayıt. Vahşi. Kontrolsüz. Kötü niyetli.

At haphazard : Gelişigüzel. Şansa. Rastgele.

For no reason synonyms : like this, by chance, haphazardly, without any reason, for some reason whatsoever, endlessly, for the hell of it, at all hazards, groundless, for fun, purposelessly, such, arbitrarily, uh huh, like that, abruptly, unprovoked, without reason, all that, causeless, motiveless, neither more nor less, just like that, desultory, irrelevantly, gratuitous, you said it, slighter, wantonly, reasonless, aimlessly, haphazard, errantly.