Specific basis türkçesi Specific basis nedir

  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Gümrük bildirmeliğinde, mal ağırlığının vergiye temel alınması. (bu nitelikteki bildirmeliğe ölçü bildirmeliği de denir).
  • Ağırlık ilkesi.

Specific basis ingilizcede ne demek, Specific basis nerede nasıl kullanılır?

Specific : Spesifik. Özel. Muayyen. Kendine has. Belli bir nesne ya da birime özgü olan. Açık. Özgü. Özel ilaç. Belli. Kesin.

Basis : Prensip. Temel. Temel, taban, kaide. Üs. Menşe. Fiyat farkı. Mesnet. Dayanak. Kaide. Kök.

Specific acid base catalysis : Suyu oluşturan ögelerin katıldığı asit veya baz katalizi. Özgün asit baz katalizi.

Specific action : Spesifik etki.

Specific activity : Spesifik aktivite. Özgün aktivite. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özgül etki. Özgül etkinlik. Optimum ph, sıcaklık, substrat konsantrasyonunda, miligram protein başına bir dakikada bir mikromol substratı ürüne dönüştüren enzim etkinliği. Işımetkin bir denekte birim kütlenin etkinliği.

Specific address : Özel adres.

İngilizce Specific basis Türkçe anlamı, Specific basis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Specific basis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commin external tariff : Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği. Ortak dışbildirmelik.

 

Boarding and search of aircrafth : Hava taşıtları deneti. Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi.

Aircraft cargo manifeste : Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi. Yük bildirgesi.

Composite duties : Karma vergi. Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi.

Boarding and search of ships : Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler. Deniz taşıtların kontrolü. Deniz taşıtlarının kontrolü. Deniz taşıtları deneti.

Coasting traffic : Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj). Kabotaj.

Concession rate : Ödünlü vergi oranı. Bir ülkenin başka bir ülkeyle yaptığı iki yanlı bir antlaşma ile belli edilen gümrük vergisi düzeyi.

Brussels nomenclature : Brüksel mal bölümleme çizelgesi. Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge.

 

Bound item : Bağlı mal. Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.

Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.

Specific basis synonyms : autonomous rate of duty, clearence for home use, ad valorem basis, ad valorem duties, approved routes, ceiling bond.