Bound item türkçesi Bound item nedir
- Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.
- Gümrük alanında kullanılır.
- Bağlı mal.
Bound item ingilizcede ne demek, Bound item nerede nasıl kullanılır?
Bound : Zıplaya zıplaya gitmek. Sınırlarını çizmek. Kısıtlamak. Sekip geri gelmek. Kalgımak. Sektirmek. Sıçramak. Sınırlamak. Kuşatmak. Bağlı.
Item : Haber. Bent. Parça. İşlem maddesi. Sınar. Bilgisayar, bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. Çeşit. Poz. Öge. Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.
Bound by an oath : Yeminli. Antlı.
Bound column : İlişkili sütun.
Bound electron : Belirli atomlarda bir protona ve nötrona bağlı olan elektron. Bağlı elektron.
Bound object frame : İlişkili nesne çerçevesi.
İngilizce Bound item Türkçe anlamı, Bound item eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bound item ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Approved routes : Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları. Gümrük yolları.
Ad valorem basis : Değer ilkesi. Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer esası.
Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.
Boarding and search of ships : Deniz taşıtların kontrolü. Deniz taşıtlarının kontrolü. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler. Deniz taşıtları deneti.
Clearence for home use : Yurda sokma. Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması.
Coasting traffic : Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj). Kabotaj.
Brussels nomenclature : Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge. Brüksel mal bölümleme çizelgesi.
Composite duties : Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi. Karma vergi.
Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.
Commin external tariff : Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği. Ortak dışbildirmelik.
Bound item synonyms : aircraft cargo manifeste, ad valorem duties, autonomous rate of duty, boarding and search of aircrafth, concession rate.

Bu kısımda Bound item kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bound item ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bound item anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bound item ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.