Indeterminate türkçesi Indeterminate nedir
- Kesin olmayan.
- Belli olmayan.
- Bellisiz.
- Meçhul.
- Tereddüd.
- Şüpheli.
- Ortada.
- [#kararsız Kararsızlık].
- Bilinmedik.
- Belgisiz.
- Süresi belirsiz.
- Kuşkulu.
- Belirsiz.
- Kararsız.
Indeterminate ingilizcede ne demek, Indeterminate nerede nasıl kullanılır?
Indeterminately : Belirsiz bir şekilde. Belirsizce. Kesin olmayan bir şekilde. Kararsızlıkla. İstikrarsız bir şekilde. Açık olmayan bir şekilde. Tereddütle. Muğlak bir şekilde. Şüpheli bir şekilde. Sınırsız bir şekilde.
Indeterminateness : Açık olmama durumu. Kesin olmama durumu. İstikrarsızlık. Belirsizlik. Muğlaklık. Belirlenmezlik. Kararsızlık. Sınırsızlık. Tereddütlülük.
Indetermination : Tereddüt. Belirlenimsizlik. İrade yitimi. Belirlenmemişlik. Duraksama. Belirsizlik. Kararsızlık. Sebatsızlık.
Indeterminable : Hallolunamaz. Belirlenemez. Tayin olunamaz. Saptanamaz. Tespit edilemez. Kararlaştırılamaz. Karara bağlanamayan. Tayini mümkün olmayan.
Indeterminacy : Açık olmama durumu. Belirsizlik. Muğlaklık. Tereddütlülük. İstikrarsızlık. Kararsızlık. Kesin olmama durumu.
Indetermined : Belirsiz. Kararsız. Kararlaştırılmamış.
Purely indeterministic process : Tam belirlenmemiş süreç.
Indeterminism : Belirlenmezcilik. Gerekmezcilik. İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı. Yadgerekircilik. Belirlenemezcilik. Neden ve sonucun birbirini izlemesinde kesin bir zorunluk olmadığını; yenilik, bağımsızlık ve şans gibi etmenlerin de neden - sonuç bağıntısı kadar olaylar arasındaki ilişkiyi belirlediğini ileri süren, bu bakımdan gerekirciliğin karşıtı olan öğreti, bk. gerekircilik. İndeterminizm. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Indetermined direct object : Belirsiz nesne. Cümlede yüklemin belirtilmemiş bir kişi veya şeyi etkilediğini anlatan ve yükleme durumu eki almamış bulunan yalın durumdaki nesne: resim yapmak, kitap yazmak, iş tutmak, ateş yakmak, tavuk kesmek, çiçek toplamak, yol açmak vb. köy evlerinin bahçelerinde çok mu çiçek yetiştirirsiniz? (n. s. banarlı, türkçenin sırları, s. 191). kılıç olup beynine inebilecek çeliğe su verme (a. n. asya, kubbeler, s. 70). mümtaz araya laf girmesini istemiyordu (a. h. tanpınar, huzur, s. 294). kanepeye uzanmış, dizlerine dayadığı büyükçe bir kitabın üzerinde üstüste bir yığın kağıda desenler çiziyordu (göst. e. s. 159). vb.
İngilizce Indeterminate Türkçe anlamı, Indeterminate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Indeterminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Uncharted : Issız. Keşfedilmemiş. Keşfedilmemiş ya da haritası yapılmamış bölge. Balta girmemiş. Haritası yapılmamış. Bilinmeyen. Haritada olmayan.
Between : Arasında. Arada. Araya. Aralarında. İla. Arasına. Ortasında.
Anonymus : Adsız. İsimsiz. İsimsiz, adsız, bilinmeyen, meçhul. Anonimus.
Indefinite : Süresiz. Sayısız. Sınırsız. Sınırsız bir süre için. Belirtisiz. Mühletsiz. Müphem.
In between : Arasında. İkisi arasında. Orta. Arada aradan. Arasındaki. Aralarında. Aradan. Aralıkta. Arada.
Clouded : Donuk. Karanlık. Bulanık. Gölgeli. Bulutlu. Tartışma yaratan. Bulutlanmış. Lekeli. Tartışmalı.
Imprecise : Özensiz. Tam doğru olmayan. Titiz olmayan. Dikkatsiz. Gevşek. Tam isabetli olmayan.
Borderlines : Sınırdaki. Sınır boyu. Sınırda. Sınıra yakın olan. Sınır. Sınır çizgisi. Hudut.
Centrality : Merkezde olma. Merkeziyet. Merkezi pozisyon. Merkez odak.
Vague : Anlaşılması güç. Anlaşılmaz. Muğlak. Üstü kapalı. Dalgın. Müphem.
Indeterminate synonyms : disputable, hesitancy, abstract, irresolution, evidentiary, contestable, chanqeable, cloudier, backhanded, dreamy, fluctuations, doubting, unapparent, as clear as mud, uncos, racemose, clearest, uncertain, dubitable, distrustful, indeterminable, delphian, evidential, nonapparent, apparent, erratics, equivocal, evident, equivocality, dither, equivocacy, ambiguous, chanciest.
Indeterminate zıt anlamlı kelimeler, Indeterminate kelime anlamı
Certain : Sabit. Kesin. Emin. Güvenilir. Belli. Ayrım. Şüphesiz. Belirlenmiş. Belirli. Falanca.
Conclusive : Anlaşılmış. Şüpheleri ortadan kaldıran. Tahdidi. Son. İnandırıcı. Kati. Kesinleşmiş. Kesin. Nihai.
Determinable : Sınırlanabilir. Tayin edilebilir. Saptanabilir. Belirlenebilir. Tayini mümkün.
Indeterminate antonyms : determinate.
Indeterminate ingilizce tanımı, definition of Indeterminate
Indeterminate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not determinate. Not precise. Indefinite. Not certain or fixed. As, an indeterminate number of years.

Bu kısımda Indeterminate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Indeterminate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Indeterminate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Indeterminate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.