Kuşkulu nedir, Kuşkulu ne demek

Kuşkulu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli.
  • Kuşkucu
  • Kuşku içinde olan, şüpheli.

"Kuşkulu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Beynimizde biriken bayağı ve kuşkulu fikirleri çam kokularına sürünmüş nazlı hava alıp götürdü." - R. H. Karay
  • "Demir parmaklıklı penceresinden içeriye kuşkulu bir göz atıyordum." - Y. K. Karaosmanoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Uykusu hafif olan (kimse).

Kuşkulu kısaca anlamı, tanımı:

Kuşku : Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.

Belirten : Tamlayan.

Şüpheli : Kuşkulu. Kendisinden şüphe edilen, kuşkulanılan, zanlı.

Kuşkucu : Açık bir biçimde kanıtlanmamış her şeyden kuşkuya düşen, şüpheci, septik. Kuşkuculuk yanlısı olan, septik.

İçinde : Ortamında. ... ile dolu bir biçimde. Süresince, zarfında.

Kuşkulu alacak : Önelleri gelmiş çeşitli nedenlerle ödenememiş olan borçlar.

Kuşkulu alacaklar : Yargı ya da yürütme döneminde bulunan anlaşmazlıklı alacaklar. Öneli üç kere uzatıldığı halde alımı sağlanamayan belgitli alacaklar. Yapılan yazılı uyarılara karşı borçlusunca ödenmeyen belgitsiz alacaklar. Veresiye üzerine alıcıyla geniş ölçüde işlem yapan satıcının yıllık sayışımlarında kuşkulu bulduğu alacaklar.

 

Kuşkulu : Bir bilginin kesinlik düzeyinin düşüklüğü.

Kuşkulu tanı : Kesin tanı konulamayan olaylarda başvurulan bir tanı yöntemi, olasılıklı tanı.

Kuşkulu ile ilgili Cümleler

  • Onun kuşkulu bir geçmişi var.
  • Onun seni sevdiğinden kuşkuluyum.
  • Neden kuşkulu olduğumuzu anlayamıyor musun?
  • Şimdiye kadar gerçek bir tehlikede olduğumuzdan kuşkuluyum.
  • Ali Avrupalılardan kuşkulu.
  • Onlar kuşkulu bir şey gördü.
  • Onlar kuşkulu hiçbir şey bulmadı.

Diğer dillerde Kuşkulu anlamı nedir?

İngilizce'de Kuşkulu ne demek? : adj. suspicious, doubtful, doubting, distrustful, hesitant, suspect, questionable, creaky, indecisive, debatable, jaundiced

n. doubt, fears, suspicion, distrust, disbelief, question, impeachment, misgiving, quandary, query, surmise, uneasiness

Fransızca'da Kuşkulu : inquiet/ète, méfiant/e, ombrageux/euse, sceptique, soupçonneux/euse

Almanca'da Kuşkulu : adj. argwöhnisch, fragwürdig, kopfscheu

Rusça'da Kuşkulu : adj. подозрительный, обеспокоенный