Disputable türkçesi Disputable nedir

Disputable ile ilgili cümleler

English: There is indisputable proof that Tom is the thief.
Turkish: Tom'un hırsız olduğuna dair su götürmez kanıt var.

Disputable ingilizcede ne demek, Disputable nerede nasıl kullanılır?

Indisputable : Tartışılmaz. Münakaşa götürmez. Su götürmez. Muhakkak. Tartışmasız. Söz götürmez. Şüphe edilmez. Kesin. Şüphe götürmez. İnkar edilemez.

Indisputableness : Kati surette doğruluk. Sorgulanamazlık. Su götürmezlik. Kesin doğruluk. Kesinlik. Tartışılması imkansız olma durumu. Tartışılmazlık.

Undisputable : İtirazsız. İtiraz edilemez. Tartışılamaz. Münakaşasız.

Disputably : Münakaşa ederek. Sorgulayarak. Tartışarak. Şüpheli bir şekilde.

Indisputably : Kesinlikle. Su götürmez bir biçimde. Sorgulanamaz bir şekilde. Kesin doğru bir şekilde. Tartışılmaz bir şekilde. Kati surette doğru bir şekilde. İnkar edilemez bir şekilde. Tartışılması imkansız bir şekilde. Açıkça. Kesin olarak.

Disputability : Münakaşa edilebilir olma durumu. Sorgulanabilirlik. Tartışılabilirlik. Sorgulanabilir olma durumu.

Disputatiously : Kavgacı bir şekilde. Münakaşa ederek. Tartışmalı bir şekilde. Tartışarak.

 

Disputation : Görüşme. Bilimsel tartışma. Görüş ve yaklaşımların bağdaşmazlığı ya da uzlaşmaz karşıtlığı. Münazara. Sürtüşme. Tartışma. Münakaşa. Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma. üniversite ve yüksek okullarda bilimsel çalışmalara kılavuzluk etmek ya da yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyla düzenlenen seminer türünde toplantı.

Disputant : İhtilaf yaratan. Tartışmacı. Uyuşmazlık çıkaran. Münakaşacı kimse.

Disputative : Tartışmacı.

İngilizce Disputable Türkçe anlamı, Disputable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disputable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diciest : Riskli. Tehlikeli. Rizikolu. Şansa kalmış.

Mooted : Tartışmak. İhtilaf konusu. Öne sürmek (bir fikri). Tartışma. Münazara. Yasal yetkiye sahip idare meclisi. Ortaya atmak (bir meseleyi). Münakaşalı.

Equivocal : Lastikli (argo terim). İki anlamlı. İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlaşılmasından ortaya çıkan güldürücü durum. Belirsiz. (sözcük) iki anlamlı. İki anlama gelebilen. İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlama alınmasından doğan güldürücülük. Anlamdaşlık.

Suspect : Sanmak. Şüphelenmek. Kuşkulanmak. Güvenmemek. Şüphe duymak. Değerinden şüphe etmek. Tahmin etmek (bir şeyin olacağını). Sanık.

Eristic : Didişim. Münakaşalı. İhtilaflı.

Debateable : Kuşku uyandıran. Çekişmeli. Soruşturulabilir. Pazarlığa açık.

In dispute : İhtilaflı. Davalı. Çekişmeli. İhtilaf halinde. Dava konusu olan.

 

Hesitant : Tereddüdlü. Mütereddit. İkircimli. Duraksayan. Tutuk. Duruksun. Kararsız. İkircikli. Tereddütlü.

Creaky : Boğuk. Gıcırtılı. Harap. Gıcırdayan.

Contradictive : Muhalif. Anlaşmazlığa neden olan. Çelişkili. İhtilaflı. Ters düşme eğilimi olan.

Disputable synonyms : open to question, chancy, demurrable, problematic, argumentative, contestable, ambiguous, deniable, discussable, moot, dubitable, dubio, dubious, contentional, creakiest, arguable, objectionable, up to discussion, doubting, exceptionable, doubtable, explosive, doubtful, contradictable, clouded, eristics, challengable, creakier, distrustful, iffier, discredited, controvertible, contentious.

Disputable zıt anlamlı kelimeler, Disputable kelime anlamı

Incontestable : İtiraz kabul etmez. Su götürmez. Bilinen. Temyiz edilemez. Tartışılmaz. İnkar edilemez. Tartışmasız. İtiraz edilemez.

Uncontroversial : Tartışmasız. Tartışma götürmez.

Disputable ingilizce tanımı, definition of Disputable

Disputable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Controvertible. Capable of being disputed. Liable to be called in question, controverted, or contested. Or doubtful certainty or propriety. As, disputable opinions, propositions, points, or questions.