Diciest türkçesi Diciest nedir

Diciest ingilizcede ne demek, Diciest nerede nasıl kullanılır?

Dicier : Şüpheli. Riskli. Daha riskli. Şansa kalmış.

Dicing : Kumar oynama. Kare ve baklava dilimi şekilleriyle süsleme. Zar oyunu oynama. Küp şeklinde kesme. Küp şeklinde doğrama.

Acute appendicitis : Akut apandisit.

Administer a medicine : İlaç vermek.

Aeromedicine : Hava hekimliği. Uçuşun neden olduğu hastalıklar ve rahatsızlıklarla ilgili olan tıp dalı.

Biomedicine : Dirimsel tıp. Ortamın organizmalar üzerindeki etkisinin araştıran bilim (uzay yolculuğunda olduğu gibi). Doğal bilimlerin uygulanmasına dayalı tıp. Biyotıp.

Be prejudicial to : -e zararlı olmak.

Aerospace medicine : Hava hekimliği. Hava-feza tababeti. Uzay tıbbı. Uçuşun neden olduğu hastalıklar. Hava-uzay tababeti. Fiziksel bozukluklar ve onların tedavisiyle ilgili olan tıp dalı (özellikle uzay uçuşu).

Apex radicis dentis : Diş köklerinin sivri uç kısmı. Apeks radisis dentis.

Bad medicine : Kötü haber getiren. Kötü ilaç. Kötü haber taşıyan.

İngilizce Diciest Türkçe anlamı, Diciest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diciest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Darings : Cesurluk. Gözüpek. Gözüpeklik. Korkusuz. Yiğitlik. Cüret. Cesaret. Pervasızlık. Cüretkar.

 

Disputable : Tartışılabilir. Su götürür. Tartışmaya açık. Kuşkulu. İnkarı mümkün. İtiraz edilebilir. Tartışmalı.

Critical : Titiz. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Nazik. Ciddi. Eleştiren. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Kusur bulan. Eleştirici. Değerlendirme amacıyla yapılan.

Hazardous : Zararlı. Maceralı. Kazalı. Dokuncalı. Şansa bağlı.

Dispossess : Malına el koymak. Kamulaştırmak. Mal ve mülküne el koymak. Elinden almak. Tahliye etmek. Kapmak (top). Kiracıyı evden çıkarmak. Mal ve mülkünü zaptetmek. Yoksun bırakmak. Malını elinden almak.

Creaky : Harap. Gıcırdayan. Kuşkulu. Boğuk. Gıcırtılı.

Riskier : Terbiyesiz. Açık saçık. Dokuncalı. Çekinceli. Sakat. Müstehcen.

Adventurous : Cüretli. Cesur. Maceralı. Macera seven. Serüvenli. Gözü pek. Gözüpek. Cesaret isteyen. Maceraperest.

Clean out : Birşeyin içini boşaltmak. Boşaltmak. Soymak. Ayıklamak. Boşaltıp temizlemek. Para sızdırmak. Seçmek. İçini silmek. Temizlemek. Bir yeri temizlemek.

Strip : Kazımak. Boşaltmak. Sütünü iyice sağmak. Striptiz yapmak. Örtüsünü kaldırmak. Burmalarını yok etmek (vidanın). Kuşak. Asılı ışıldak dizisi. Şerit. Soyunmak.

Diciest synonyms : deprive, riskiest, hairiest, distrustful, process, desperate, acrid, dareful, endangering, stomach, venturesome, forbidding, consume, dangerous, wildcat, chanciest, discredited, dicier, ambiguous, compromised, unsex, at risk, creakier, treat, disarm, unclothe, have, precarious, dicey, hairier, chancier, danger, chanceful.

 

Diciest zıt anlamlı kelimeler, Diciest kelime anlamı

Abstain : Perhiz yapmak. Kaçınmak. Çekimser olmak. Oy vermemek. Perhiz etmek. İçkiden uzak durmak. Çekimser kalmak. Sakınmak. Çekinmek. İçki içmemek.

Give : Koparmak. Bel vermek. Bulaştırmak. Armağan etmek. Doğruluğunu kabullenmek. Yapıvermek. Esneklik. Bahşetmek. Ödemek. Vermek.