Dicing türkçesi Dicing nedir

  • Küp şeklinde kesme.
  • Kumar oynama.
  • Küp şeklinde doğrama.
  • Kare ve baklava dilimi şekilleriyle süsleme.
  • Zar oyunu oynama.

Dicing ingilizcede ne demek, Dicing nerede nasıl kullanılır?

Jaundicing : Yamultma. Biçimini bozma.

Prejudicing : Haksız hüküm verdirmek. Peşin yargı. Zayıflatmak. Önyargılı olmasına neden olmak. Önyargı verdirmek. Zarar vermek (hukuk terimi). Kayırma. Etki altında bırakmak. Önyargı. Etkilemek.

Administer a medicine : İlaç vermek.

Aeromedicine : Hava hekimliği. Uçuşun neden olduğu hastalıklar ve rahatsızlıklarla ilgili olan tıp dalı.

Aerospace medicine : Hava hekimliği. Uçuşun neden olduğu hastalıklar. Fiziksel bozukluklar ve onların tedavisiyle ilgili olan tıp dalı (özellikle uzay uçuşu). Hava-feza tababeti. Uzay tıbbı. Hava-uzay tababeti.

Alternative medicine : Masaj. Bitkisel tedavi ve başka yöntemler kullanan tedavi yöntemi. Alternatif tıp.

Biomedicine : Dirimsel tıp. Biyotıp. Doğal bilimlerin uygulanmasına dayalı tıp. Ortamın organizmalar üzerindeki etkisinin araştıran bilim (uzay yolculuğunda olduğu gibi).

Bad medicine : Kötü haber getiren. Kötü ilaç. Kötü haber taşıyan.

Doctor of medicine : Tıp doktoru. Tüze doktoru. Tıp eğitimi almış olan doktor. Hekim.

Family medicine : Tüm aile için genel sağlık hizmeti sağlayan tıp dalı. Aile hekimliği. Aile uygulaması.

 

İngilizce Dicing Türkçe anlamı, Dicing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dicing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gamings : Kumar. Kumarbazlık.

Middle : Ortadaki. Aradaki. Göbek adı. Bel. Orta. Vasat. Orta yer. Ortanca. Vasati. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler.

Coming : Gelen. Gelmekte olan. Varış. Zuhur. Başarılı. Gelecek (ay, yıl). Gelme. İlerleyen. Yaklaşan. Geliş.

Punctuality : Dakiklik.

Late : Rahmetli. Eski. Ölü. Geç. Son zamanlardaki. Son. Geç kalan. Her zamanki. Merhum. Gecikmiş.

Spark advance : Kıvılcım avansı. Ateşleme avansı. Ateşlemenin üst ölünoktadan ya da gereken en uygun zamandan önce yapılması durumu. Ateşleme öndeliği.

Gambling : Spekülasyon yapmak. Kumar oynayan. Riske atmak. Kumar oynamak. Bitirim yeri. Kumarcı. Kumar.

Past : Dilb.geçmiş. Eski. Geçen. Bitmiş. Bir kimsenin geçmişi. -siz. Evveliyat. -den sonra. Sabık. Uzağında.

Futurity : İstikbal. Gelecek. Gelecekteki durum. İlerisi. Gelecekçilik.

Approach : Başvurmak. Yaklaşmak. Yaklaşım. Ele almak. Benzemek. Gelişme koşusu. Girişmek. Ulaşmak. Yaklaşım sergilemek. Andırmak.

Dicing synonyms : pastness, nowness, temporal arrangement, temporal order, early, gaming, lateness, promptness, seasonableness, tardiness, unseasonableness, succeeding, simultaneousness, earliness, simultaneity, approaching, future, preceding, untimeliness, timeliness, life, presentness, experience, present, lead.

Dicing zıt anlamlı kelimeler, Dicing kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Son. Geç kalan. Her zamanki. Müteveffa. Rahmetli. Geçen. Tehirli. Geç. Eski. Merhum.

 

Lateness : Gecikme. Tehir. Geç olma. Geç kalma.

Dicing antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present, dislike, disinclination, disapproval, unfriendliness.

Dicing ingilizce tanımı, definition of Dicing

Dicing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ornamenting in squares or cubes.