Middle türkçesi Middle nedir

  • Ara.
  • Aradaki.
  • Orta.
  • Orta yer.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Göbek adı.
  • Ortadaki.
  • Bel.
  • Vasat.
  • Orta kısım.
  • Ortanca.
  • Vasati.
  • Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler.

Middle ile ilgili cümleler

English: "We are in the middle of a war", said the President.
Turkish: Başkan biz savaşın ortasındayız dedi.

English: A fire broke out in the middle of the city.
Turkish: Şehrin ortasında yangın çıktı.

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

English: "This is the police. Would you mind coming down to the station?" "W-why?" "You can't think it's not a crime to go shooting guns off in the middle of town?!"
Turkish: "Ben polis. Karakola kadar gelir misiniz?" "N-neden?" "Kasabanın ortasında tabancayla ateş etmeye gitmenin bir suç olmadığını düşünemiyor musun?!"

English: A broken-down car was standing in the middle of the road.
Turkish: Arızalı bir araba yolun ortasında duruyordu.

 

Middle ingilizcede ne demek, Middle nerede nasıl kullanılır?

Middle age : Orta çağ. Orta yaş.

Middle aged : Orta yaşlı.

Middle ages : Ortaçağ. Orta çağ. İlkçağ ile 1453 ya da 1492'de başladığı varsayılan yeniçağ arasında kalan zaman kesimi.

Middle america : Abd'nin orta bölgesi. Orta amerika. Abd'nin güneyinde bulunan ve kuzey amerika'nın bölümlerinden oluşan bölge. Ortalama orta sınıf amerikalılar (ayrı bir sosyal grup oarak izlenen). İngilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade.

Middle american : Ortalama orta sınıf amerikalılar. Ortalama amerikalı.

Middle anemia : Alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarında normale göre % 30–50 arasında azalmanın olduğu anemi. Orta şiddette anemi.

Middle centered : Merkeze orta. Merkeze ortalı.

Middle berth : Orta yatak.

Middle class : Orta sınıf. Orta tabaka halk. Orta tabaka. Orta halli. Burjuva. Orta sınıftan olan. Orta direk.

Middle childhood : Orta çocukluk. Yedi, sekiz yaşları ile on bir, on iki yaşları arasındaki çocukluk dönemi.

İngilizce Middle Türkçe anlamı, Middle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Middle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Midpoint : Geçiş noktası. Orta noktası. Orta nokta. Göbek.

Fair average : Ortalama.

Centers : Ilımlı politik görüş. Kubbe inşaat desteği. Sente. Ilımlı kimse. Göbek. Orta alan oyuncusu. Merkez. Punta. Orta alan.

Abscission : Kesilme. Absisyon. Fasıla. Kesme. Ani son. Yaprak ve meyve dökülmesi.

Midstream : Nehrin orta yeri. Nehrin ortası.

Breather : Hava borusu. Havalandırma. Kartel havalandırma. Paydos. Mola. Hava deliği. Güçlükle nefes alan kimse. Havalandırıcı.

Navels : Göbek. Merkez.

Bosoms : Gizlemek. Döş. Bağır. Balkon. Kucaklamak. Merkez. Göğüs. Kucak. Elbisenin göğüs kısmı.

Middling : Orta halli. İyice. Şöyle böyle. Orta sınıfa özgü.

Mediocre : Ne iyi ne kötü. Sıradan. Bayağı. Şöyle böyle. Orta karar. Olağan. Alelade. Orta derecede.

Middle synonyms : centre stage, mids, inner city, cessation, central city, average, centre, intermediate, city center, environment, in between, centripetal, navel, grubber, omphalos, center, financial center, central, mountain pass, mid, bel, loin, avg, country, fairer, storm centre, breathing space, discontinuance, midst, spade, heart, indifferent, semen.

Middle zıt anlamlı kelimeler, Middle kelime anlamı

Terminal : Tren garı. Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları. Uç. Dönem. Bağlantı uçları. Son durak. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta. akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası. Sonda bulunan. Kutup. Ölümcül.

Lower class : Aşağı sınıf. Alt tabaka. Alt klas. Aşağı tabaka. Alt sınıflar. İşçi sınıfı.

Upper class : Üst sınıf. Kaymak tabaka. Yüksek tabaka. Üst tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek sınıf. Zenginler sınıfı.

Middle ingilizce tanımı, definition of Middle

Middle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The midst. Equally distant from the extreme either of a number of things or of one thing. Flowers of middle summer. The point or part equally distant from the extremities or exterior limits, as of a line, a surface, or a solid. Medial. A middle rank or station in life. An intervening point or part in space, time, or order of series. Central portion. Mean. Men of middle age. As, the middle house in a row.