Givens türkçesi Givens nedir

Givens ingilizcede ne demek, Givens nerede nasıl kullanılır?

Given birth to : Kaynağı olmak. Dünyaya getirmek.

Given in : Boyun eğdi. Pes etti. Ödün verdi. İtaat etti. Karşı koyamadı.

Given name : Verilen ad. Ad. Küçük isim. İsim. Birinci isim.

Given off : Çıkartılmış. Yaymak. Kaçırmak. Çıkarmak.

Given rise to : Neden olmak. Yol açmak.

Given to : Düşkün. Bağımlı. Meraklı.

No details were given : Ayrıntı verilmedi. Özel bir bilgi bildirilmedi.

Has given up hope : Umudunu kesti. Pesetti. Ümidini kesti. Ümidini kaybetti. Umudunu yitirdi.

Given way : Çökmek. Küreklere asılmak. Kendini vermek. Dayanamamak. Boyun eğmek. Öncelik tanımak. Kapılmak. Yol vermek.

Be given : Verilmek.

İngilizce Givens Türkçe anlamı, Givens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Givens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Specified : Belirlenmiş. Şart koşulmuş. İşaret konulmuş. Açıklanmış. Açıkça belirtilmiş. İşaretlenmiş. Belirtilen. Belirtilmiş. Maddeleştirilmiş.

Submit : İradesine teslim olmak. Sunmak. Boynunu eğmek. Söylemek. Boyun eğmek. İleri sürmek. İbraz etmek. Arzetmek. Önermek. Öne sürmek.

 

Apodictic : Sabit. Şüphesiz olarak doğru. Bariz. Zorunlu. İnkar edilemez. Aşikar. Bariz gerçek. Su götürmez. Mantıklı bir bakış açısından kesin olan.

Almsmen : Sadaka alan kimse. Dilenci. Fukara.

Imparted : Sunulmuş. Bildirilmiş. Bağışlanmış. Söylenmiş. Ortaya dökülmüş.

Hold : Muhafaza etmek. Durmak. El koymak. Alıkoymak. Düzenlemek. Gözaltına almak. Gemi ambarı. Geminin içi, yük konulacak yeri. Geçerli olmak. Dayanmak.

Have : Dolandırmak. Zorunda olmak. Aldatmak. Malik olmak. Almak. Bulunmak. Göz yummak. Elde etmek. Kabul etmek. Elinde bulunmak.

Deal out : Pay etmek. Dağıtmak.

Pay : Para ödemek. Maaş dağıtmak. Karşılığını vermek. Maaş. Cezasını çekmek. Ücret ödemek. Kar getirmek. Ödeme. Etmek. Değmek.

Commonest : Kaba. Olağan. Halka açık alan. Halka açık yer. Müşterek. Ortak. Meydan. Alışılmış. Alışılagelmiş. Park.

Givens synonyms : pony up, contribute, devotee, broken down, broadest, vest, addicted to, inherent, concede, communicate, dedicated, unconditioned, precise, express, devotees, explicit function, supply, conspicuous, clearest, delivered, rent, bestowed, repay, connate, doting, known, spit up, support, addicted, devoted, have got, definitive, provide.

Givens zıt anlamlı kelimeler, Givens kelime anlamı

Deny : Tanımamak. Yoksun bırakmak. Danmak. İnkar etmek. Yalanlamak. Kaçınmak. Nasip etmemek. Reddetmek. Mahrum etmek. Yoksamak.

Take : Kabul etme (vücut). Tutma. Hasat. Alınan taş. Ele almak. Çekim. Kavramak. Tutulan balık miktarı. Pay. Avalanan hayvan miktarı.

Withdraw : Ayrılmak. Kabuğuna çekilmek. Geri çekmek. Çekilmek. Geri çekilmek. Çekinmek. Almak. Para çekmek. Çekmek. Geri almak.

Givens antonyms : borrow, disinherit.