Given in türkçesi Given in nedir

  • Pes etti.
  • Ödün verdi.
  • Karşı koyamadı.
  • Boyun eğdi.
  • İtaat etti.

Given in ile ilgili cümleler

English: My mother finally has given in to my views.
Turkish: Annem sonunda görüşümü kabullendi.

English: A prize was given in honor of the great scientist.
Turkish: Büyük bilimci onuruna bir ödül verildi.

Given in ingilizcede ne demek, Given in nerede nasıl kullanılır?

Given : Verilmiş. Bilinen. Göz önünde tutulursa. Verilen. Bahsi geçen (durum vb). Bakılırsa. Doğuştan olan. Belirlenmiş. Belirli. Müptela.

In : İktidardaki. De. Gelmiş olan. İçine. Mevsimi gelmiş. İçinde. İçeri doğru yönelen. Olarak. İçeriye. Dahili.

Given birth to : Dünyaya getirmek. Kaynağı olmak.

Given name : Birinci isim. Küçük isim. İsim. Verilen ad. Ad.

Given off : Kaçırmak. Çıkarmak. Yaymak. Çıkartılmış.

Given rise to : Yol açmak. Neden olmak.

İngilizce Given in Türkçe anlamı, Given in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Given in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be disheartened : Umutsuzluğa düşürüldü. Bıraktı. Cesareti kırılmak. Cesareti kırıldı. Mücadele gücü kırıldı.

Waved a white flag : Bıraktı. Teslim oldu. Beyaz bayrak salladı.

Behaved himself : Aklı başında hareket etti. Yaraşır bir şekilde kendini ifade etti. İyi davandı. Aklını başına aldı. Uydu.

Was disheartened : Mücadele gücü kırıldı. Umutsuzluğa düşürüldü. Bıraktı. Cesareti kırıldı.

Given in synonyms : gave in.