Dogmatical türkçesi Dogmatical nedir

Dogmatical ingilizcede ne demek, Dogmatical nerede nasıl kullanılır?

Dogmatically : Dogmatik olarak. Kesin biçimde. İnanç öğretilerinden kaynaklanarak.

Dogmaticalness : İnakçılık. İnanç öğretilerinden çıkmış olma durumu. Dogmatiklik.

Dogmatic : İnanç öğretilerinden çıkan. İnanca dayalı. Deneye ve kuşkuya yer vermeden çok kez bir yetkeye dayanarak ileri sürülen düşünce, inanç ya da yargıları belirleyen özellik; inaklara ilişkin. 2-öğrencilere eleştirel bir tutum kazandırma yerine birtakım bilgileri olduğu gibi benimseten (davranış). Dogmatik. Dogmacı. İnakçı. Kestirip atan. İnaksal. Kesin.

Dogmatics : Dogmatik teoloji. Dini dogmaların sistematik incelenmesi. İnançlar bilgisi.

Undogmatic : Dogmatik olmayan.

Dogmatist : İnakçı. İman eden kimse. Dogmacı. Katiyetle fikir söyleyen. Dogmatik kimse.

Dogmatise : (britanya ingilizcesi) dogmatikleştirmek. Dogmatik ifadeler kullanmak. Dogma ifade etmek veya belirtmek (dogmatize olarak da yazılır). Kestirip atmak. Kesin ifadeler kullanmak. Kesin olarak fikrini söylemek. Ahkam kesmek. Kesin bir dille söylemek.

Dogmatize : Kestirip atmak. Kesin olarak fikrini söylemek. Kesin bir dille söylemek. Ahkam kesmek.

Dogmatists : Katiyetle fikir söyleyen. Dogmacı. İman eden kimse. Dogmatist. İnakçı.

 

Dogmatizer : Dogmatik ifadeler kullanan kimse. (amerikan ingilizcesi) dogmatikleştiren kimse. Gözü pek iddiacı. Otoriter öğretmen (dogmatiser olarak da yazılır). Kesin ifadeler kullanan kimse.

İngilizce Dogmatical Türkçe anlamı, Dogmatical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dogmatical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Authoritarian : Sıkı yönetim taraftarı. Otorite yanlısı. Yetkeci. Zorgulu.

Hardhead : Sertkafa. Tatlı su balığı türü. Pratik zekalı kimse. İnatçı tip. Zeki. İnatçı kimse.

Stereotyped : Tekbiçimli. Beylik. Klişeleşmiş. Stereotip. Basmakalıp. Setereotip özelliğinde olan.

Changelessness : Sabitlik. Daima aynı pozisyonda kalma durumu. Devamlılık. Değişmezlik. Ebedilik.

Incontrollable : İnatçı. Serkeş. Kontrol edilemez. Buyruk altına alınamaz. Hükmedilemez. Zorlu. Yönetilemez.

Peremptory : Müspet. Mutlak. Dediği dedik. Diktatörce. Olumlu. Buyurucu. Amirane. Mütehakkim.

Die hard : Kolay kolay bitmez. Vazgeçilmez. Kandırılmaz. Dik kafalı kimse. İnatçı kimse. Eski kafalı kimse. Dokuzcanlı şey. Kolay kolay bırakılamaz. Tutucu kimse.

Bossiest : Patronluk taslayan. Sözü geçen. Başkalarına hükmetmeyi seven. Sert. Amirane. Buyurgan. Hükmetmeyi seven. Emretmeyi seven. Patronvari.

Dogmatic : Dogmacı. Deneye ve kuşkuya yer vermeden çok kez bir yetkeye dayanarak ileri sürülen düşünce, inanç ya da yargıları belirleyen özellik; inaklara ilişkin. 2-öğrencilere eleştirel bir tutum kazandırma yerine birtakım bilgileri olduğu gibi benimseten (davranış). İnakçı. İnanç öğretilerinden çıkan. İnaksal. Kestirip atan. İnanca dayalı.

 

Absolute : Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt. Salt. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Düzey. Katışıksız. Tam. Absolü. Müstakil.

Dogmatical synonyms : highhanded, narrow minded, diehards, rigid, frozen, diehard, axiomatical, assertive, cake, headier, fractious, cathedral, changeless, entrenched, headiest, calcitrant, determinate, absolutes, decisive, fascistic, categorical, decretory, equable, froward, definite, exact, cheese it, bossy, inflexible, irreversible, overbearing, heady, definitive.

Dogmatical zıt anlamlı kelimeler, Dogmatical kelime anlamı

Broad minded : Açık görüşlü. Geniş fikirli. Çogu konuda bilgi sahibi olan.