Dogmatic türkçesi Dogmatic nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Deneye ve kuşkuya yer vermeden çok kez bir yetkeye dayanarak ileri sürülen düşünce, inanç ya da yargıları belirleyen özellik; inaklara ilişkin. 2-öğrencilere eleştirel bir tutum kazandırma yerine birtakım bilgileri olduğu gibi benimseten (davranış).
  • İnakçı.
  • İnaksal.
  • Kesin.
  • İnanca dayalı.
  • Kestirip atan.
  • İnanç öğretilerinden çıkan.
  • Dogmatik.
  • Dogmacı.

Dogmatic ingilizcede ne demek, Dogmatic nerede nasıl kullanılır?

Dogmatical : Dik kafalı. Kati. Otoriter. Değişmez. Dogmatik. Kalıplaşmış. Kesin.

Dogmatically : Kesin biçimde. Dogmatik olarak. İnanç öğretilerinden kaynaklanarak.

Dogmaticalness : Dogmatiklik. İnanç öğretilerinden çıkmış olma durumu. İnakçılık.

Dogmatics : Dini dogmaların sistematik incelenmesi. İnançlar bilgisi. Dogmatik teoloji.

Undogmatic : Dogmatik olmayan.

Dogmatizer : Gözü pek iddiacı. Kesin ifadeler kullanan kimse. Dogmatik ifadeler kullanan kimse. Otoriter öğretmen (dogmatiser olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) dogmatikleştiren kimse.

Dogmatize : Kestirip atmak. Kesin olarak fikrini söylemek. Ahkam kesmek. Kesin bir dille söylemek.

Dogmatists : Dogmatist. İnakçı. İman eden kimse. Katiyetle fikir söyleyen. Dogmacı.

Central dogma : Santral dogma. Dna’daki genetik bilginin rna aracılığıyla proteinlere aktarılması. Sentral dogma. Genetik bilginin dna'dan rna'ya transkripsiyonla verilmesi ve bu kalıp rna'dan proteinin sentezlenmesi ilkesi. artık bazı hayvan virüslerinde bilginin rna'dan dna'ya revers transkripsiyon ile taşınması da ilkenin içine dahil edilmiştir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Dogmata : Kesin fikir. Dini sistem. İnak. İnanç. Dogma.

İngilizce Dogmatic Türkçe anlamı, Dogmatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dogmatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Dogmatical : Dik kafalı. Değişmez. Otoriter. Kati. Kalıplaşmış.

Pragmatical : Her şeye karışan. Pragmatik. Bilgiçlik taslayan. Öğretici. Pratik. Eğitici. İşgüzar. Faydacı.

Affirmatives : Doğrulayıcı. Olumlu. Doğrulayan. Müspet. Olumlayıcı. Olumlu cevap.

Doctrinal : Öğretiye ait. Öğreti aşılayan. Öğretisel. Doktrinsel. Mezhebe ait.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Affirmative : Müspet. Olumlayıcı. Doğrulayan. Doğrulayıcı. Olumlu cevap. Olumlu.

 

Conclusive : Anlaşılmış. Nihai. Kati. Tahdidi. Şüpheleri ortadan kaldıran. Kesinleşmiş. İnandırıcı. Son.

Dogmatic synonyms : cheese it, abstract intelligence, accustoming, active school, dogmatists, a priori knowledge, certain, achievement age, ability group, pragmatic, as large as life, a hundred percent, abstract reasoning, dogmatist, academic year, as sure as fate, axiomatical, categoric, narrow, assertive, academy, narrow minded, absolute, achromatopsia, clean cut, abulia, clear cut, achievement tests, categorical, accurate.

Dogmatic zıt anlamlı kelimeler, Dogmatic kelime anlamı

Broad minded : Geniş fikirli. Çogu konuda bilgi sahibi olan. Açık görüşlü.

Dogmatic ingilizce tanımı, definition of Dogmatic

Dogmatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to the Empiric. One of an ancient sect of physicians who went by general principles. Pertaining to a dogma, or to an established and authorized doctrine or tenet.