Dogmatics türkçesi Dogmatics nedir

  • Dogmatik teoloji.
  • İnançlar bilgisi.
  • Dini dogmaların sistematik incelenmesi.

Dogmatics ingilizcede ne demek, Dogmatics nerede nasıl kullanılır?

Dogmatic : Dogmacı. Dogmatik. İnanç öğretilerinden çıkan. Kesin. İnanca dayalı. Deneye ve kuşkuya yer vermeden çok kez bir yetkeye dayanarak ileri sürülen düşünce, inanç ya da yargıları belirleyen özellik; inaklara ilişkin. 2-öğrencilere eleştirel bir tutum kazandırma yerine birtakım bilgileri olduğu gibi benimseten (davranış). Kestirip atan. İnakçı. İnaksal.

Dogmatical : Kalıplaşmış. Kesin. Değişmez. Otoriter. Dik kafalı. Kati. Dogmatik.

Dogmatically : Kesin biçimde. Dogmatik olarak. İnanç öğretilerinden kaynaklanarak.

Dogmaticalness : İnakçılık. İnanç öğretilerinden çıkmış olma durumu. Dogmatiklik.

Undogmatic : Dogmatik olmayan.

Dogmata : Dini sistem. İnanç. Kesin fikir. İnak. Dogma.

Dogmatist : İnakçı. Katiyetle fikir söyleyen. İman eden kimse. Dogmatik kimse. Dogmacı.

Dogmatists : Katiyetle fikir söyleyen. İnakçı. İman eden kimse. Dogmatist. Dogmacı.

Dogmatize : Kesin olarak fikrini söylemek. Kesin bir dille söylemek. Kestirip atmak. Ahkam kesmek.

Dogmas : Dogma. İnanç. İnak. Dini sistem. Kesin fikir. Akait.

İngilizce Dogmatics Türkçe anlamı, Dogmatics eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dogmatics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Theatre : Ameliyathane. Tiyatro. Amfi. Meydan. Alan. Sahne. Tümcül tiyatro. Sinema (amerikan ingilizcesi). Oyunevi. Sinema salonu.

Formulate : Formülleştirmek. Açık ve kesin bir biçimde belirtmek.

Dramaturgy : Oyun sanatbilimi. Oyun yazarlığı ve tiyatro gösterisi sanatı. iki bölümde ele alınır: teorik dramaturgi: oyun yazımı, oyun yazma kuralları ve tekniği bilimi. pratik dramaturgi: bir oyunun sahneye konması işi. örn. dramaturgi üzerine ilk yapıt m.ö. 362-360 yıllarında yazılmış olan aristoteles'in "poetica" sıdır. (bk. poetika) ikinci önemli örnek de: lessing'in "hamburgische dramaturgie - hamburg dramaturgisi. Dram sanatı yazmak. Dramaturgi. Dramaturji. Dram sanatı. Tiyatro sanatı. Tiyatro tarihçisi, incelemesi ve kuramcılarının oyun metni üzerindeki çalışmalarını ve sonra da oyunun sahneye konuluşu açısından sanatsal bilgileri kapsayan uğraş alanı. metin üzerinde yapılan çalışmaların tümüne kuramsal dramaturgi; oyuncular ile, sahne üzerinde yapılan çalışmalara da uygulamalı dramaturgi denilir. Tiyatro eseri yazma sanatı.

Stage : Kademe. Radyo ya da televizyon almacındaki çeşitli elektronik birlikleri belirten terim. Görünçlük. Sahne yaşamı. Safha. Aşama. Sinema, televizyon, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Sahne. Tiyatro.

 

Phrase : Cümle veya sözcüklerle anlatmak. Cümle veya kelimelerle anlatmak. Kelime seçerek anlatmak. Sözcük seçerek anlatmak. Uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek. İfade. Kısa ve uygun anlatım. Cümle parçası. Birkaç sözcükten oluşan anlamlı birim.

Dramatic art : İnsanla ilgili olan şeyi sanatsal bir yaratışla canlandıran üretim işi. dram sanatının birbirinden ayrılmayacak temel öğeleri; yansılama, canlandırma ve eylemdir. üç temel öğenin bulunduğu bir kısa bölüm, beş dakikalık bir konuşma, bir sözsüz oyun, sinema, opera betikçesi hatta bir oratoryo dram sanatının kapsamı içindedir. dram sanatı, tiyatro olgusunun yazınsal yanıdır. Dramaturji. Oyun yazma ve üretme sanatı. Dram sanatı.

Articulate : Eklemlerle birleştirmek. Açık seçik konuşmak. Eklemli. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Sözlü ifade etmek. Söylemek. Dile getirmek. Açık bir şekilde ifade etmek. Açık seçik belirtmek. Boğumlu.

Communicating : Tebliğ. İlbağ. Bilgi aktarma faaliyeti ile ilgili. İlişki kurma.

Communication : Tebliğ. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, fizik, gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mesaj. Bağlantı. Bilgi ve deneyim alışverişi. Ç.komünikasyon jüyesi. Ulaşım. İrtibat. Kişiler arasında duygu, düşünce, bilgi, haber alış verişi. bu alış verişte, kaynak durumunda olan kimsenin ortaya koyduğu ya da koymak istediği anlam ile bunu algılayanın buna verdiği anlam arasındaki özdeşlik, benzerlik ya da uyuşum ilişkisi. Bir yerden, bir kişiden, bir makineden bir başkasına, herhangi bir ortamdan yararlanarak bilgi gönderme.

Dogmatise : Kesin olarak fikrini söylemek. Dogma ifade etmek veya belirtmek (dogmatize olarak da yazılır). Dogmatik ifadeler kullanmak. Ahkam kesmek. Kestirip atmak. Kesin bir dille söylemek. (britanya ingilizcesi) dogmatikleştirmek. Kesin ifadeler kullanmak.

Dogmatics synonyms : give voice, dramatic work, dramatic composition, word, theater.

Dogmatics zıt anlamlı kelimeler, Dogmatics kelime anlamı

Broad minded : Geniş fikirli. Açık görüşlü. Çogu konuda bilgi sahibi olan.

Dogmatics ingilizce tanımı, definition of Dogmatics

Dogmatics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science which treats of Christian doctrinal theology.