Theatre türkçesi Theatre nedir
- Tiyatro.
- Gösteri evi.
- Geniş anlamı içinde, dram sanatının yönetmen, oyuncu, tasarım sanatçıları, uygulayımcılar, uzmanlar ve seyircinin etkileşimi ile ortaklaşa üretilmesi. dramatik gösterilen tümü. betik dışında kalan tiyatroluk öğelerin tümü. 4 - oyun oynama eylemi. 5 - oyunların oynandığı yapı, alan ya da yer. 6 - etkinliğine ilişkin olarak tiyatral gereçler ya da yöntemler.
- Alan.
- Sinema (amerikan ingilizcesi).
- Meydan.
- Amfiteatr.
- Sahne.
- Sinema salonu.
- Amfi.
- Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı.
- Tümcül tiyatro.
- Ameliyathane.
- Olay yeri.
- Sinema.
- Dramatik oyunların çalışıldığı, kotarıldığı ve oynandığı yapı.
- Oyunevi.
Theatre ile ilgili cümleler
English: I must go to the theatre now.
Turkish: Şimdi tiyatroya gitmeliyim.
English: Where are we going now? To the theatre or the cinema?
Turkish: Biz şimdi nereye gidiyoruz? Tiyatroya mı yoksa sinemaya mı?
English: Soldiers currently in theatre will not be made redundant.
Turkish: Şu an tiyatrodaki askerler ihtiyaç fazlası yapılmayacaklar.
English: The design of the theatre enabled the audience to get up close and personal with the performers.
Turkish: Tiyatronun dizaynı, seyircilerin oyuncularla daha yakınlaşıp, özel bir bağ kurmalarını mümkün kıldı.
English: On a sultry night in August a new theatre opened for business.
Turkish: Ağustos ayında boğucu bir gecede iş için yeni bir tiyatro açıldı.
Theatre ingilizcede ne demek, Theatre nerede nasıl kullanılır?
Theatre building : Her türlü tiyatro gösterisinin yapılmasına elverişli sahne, sahne donanımı, seyir yeri olan ve seyircinin gereksinimlerini karşılayacak biçimde yapılmış yapı. Tiyatro yapısı.
Theatre festival : Tiyatro festivali. Festival. Çoğu kez yaz aylarında düzenlenen, geniş yığınlara yönelik olmak üzere seçilmiş örnek oyunların gösterilerini kapsayan şenlik. Tiyatro şenliği. çeşitli oyunların topluca oynatılması sonunda ödül ya da derece verilmesi biçiminde ortaya çıkan ulusal ya da uluslararası oyun gösterisi. öşenlik). Tiyatro şenliği.
Theatre goer : Tiyatrosever.
Theatre hairdresser : Oyuncuların saç biçimlerinden sorumlu kişi. Berberbaşı.
Theatre in the round : Çevreli tiyatro. Dört bir yanı seyirci ile çevrili oyun yeri olan tiyatro biçimi. örnek : ortaoyunu, abd, sscb ve avrupa ülkelerinde görülen ortada oyun yeri olan tiyatrolar.
Theatre of silence : Susku tiyatrosu. Anlatımı olamayacak anları suskuda belirterek, duyguların ve düşüncelerin algılanmasını seyircinin imga gücüne bırakmayı amaçlayan tiyatro.
Theatre work : Sahne yapıtı. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler.
Theatre workshop : Deneme tiyatrosu. Yeni denemelerin yapıldığı, genç oyun yazarlarının, yönetmenlerin ve oyuncuların değişik biçimler denedikleri topluluk.
Theatre technique : Tiyatro uygulayımı. Tiyatro tekniği. Yazar, yönetmen, oyuncu ya da tiyatronun öbür alanlarındaki kişilerinin bilmesi gereken tiyatro kurallarının ve gereçlerinin uygulanması işine verilen ad. Yazarlık, sahneye koyma, sahne tasarımı, oyunculuk vb. konuları kapsamına alan deyim.
Theatre of cruelty : Vahşet tiyatrosu. Antonin artaud'nun 1938'de öne sürdüğü, oyunculuğu bilincin yok edildiği trans durumuna kadar götüren, dolayısıyla oyuncuyu yok eden ve seyredeni şoka uğratacak sahneleri kapsayan aşın bireyci tiyatro anlayışı. İçinde tüyler ürpertici, korkunç sahneler bulunan, seyircinin korku duygusunu uyaran tiyatro anlayışı. örnek : grand guignol. Kıyıcılık tiyatrosu. Yılgı tiyatrosu.
İngilizce Theatre Türkçe anlamı, Theatre eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Theatre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
French scene : Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.
Vaudeville theater : Varyete tiyatrosu.
Opera : Opera. Konuşmaları yüceltilmiş, orkestra eşliğindeki insan sesi ile gerçekleştirilen ve müziğin önemli bir öğe olarak tüm dramatik özellikleri denetlediği oyunlara verilen ad. Lirik dram.
Circle : Çark etmek. Etrafını kuşatmak. Çevresini dolaşmak. Kuşatmak. Daire. Çevirmek. Çevrelemek. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Halka. Atma döngüsü.
Ambit : Sınır. Çevre. Çerçeve. Muhit. Etraf. Ortam. Hudut. Saha. Şümul.
Theater in the round : Orta oyunu. Arena tiyatro.
Edifice : Büyük ve gösterişli bina. Büyük bina. Mabet. Anıtsal önemde bina. Mersus. Bina. Yapı. Büyük yapı. Büyük. Gösterişli yapı.
Arena : Oyun alanı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Roma imparatorluğu döneminde açık havada yapılan gösteriler için yapılmış geniş, çoğu kez değirmi biçimde oyun yeri. seyircilerin ortasında oyun yeri olan çevreli tiyatro'nun büyüğü. Eski roma açıkhava gösterisine özgü geniş yer (elips biçimi). seyirciler ortasında bir oyun yeri. Arena. Mücadele alanı. Spor kompleksi. Saha.
Theatre synonyms : picture palace, vaudeville theatre, movie theatre, home theater, dramatic work, dinner theatre, movie theater, tiered seat, dramatic composition, little theater, parquet circle, movie house, arena theater, home theatre, dinner theater, theatre stage, lecture theater, cinema hall, venues, moving picture, opera house, setting, building, amphitheater, standing room, dress circle, scene of accident, airfield, cines, esplanade, agoras, theatres, pit.

Bu kısımda Theatre kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Theatre ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Theatre anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Theatre ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.