Ambit türkçesi Ambit nedir

Ambit ile ilgili cümleler

English: Ali is ambitious.
Turkish: Ali hırslıdır.

English: Ali is a very ambitious person.
Turkish: Ali çok hırslı bir kişi.

English: Ali is ambitious and optimistic.
Turkish: Ali hırslı ve iyimserdir.

English: Ali has ambition.
Turkish: Ali hırsı vardır.

English: Ali is ambitious, isn't he?
Turkish: Ali hırslı, değil mi?

Ambit ingilizcede ne demek, Ambit nerede nasıl kullanılır?

Ambition : Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). İhtiras. Tamah. Hırs. Tutku. Şiddetle istenen şey. İstek. Açgözlülük. Heves. Bir şeyi elde etme tutkusu.

Ambitionist : Arzusu olan kimse. Aday. Yarışmacı. Hırslı kişi. Tutkulu olan. Arayıcı.

Ambitionless : Hevessiz.

Ambitions : Hırs. İhtiras. Bir şeyi elde etme tutkusu. Heves. Tutku. Tamah. Açgözlülük. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen).

Ambitious : Büyük. Bir şeyi başarma tutkusuyla yanıp tutuşan. Başarma isteği olan. Çok istekli. Tutkun. İstekli. Hevesli. Büyük bir amacın ürünü olan. Hırslı. Tutkulu.

Ambitious person : Gayesi olan kişi. Hırslı kişi. Girişimci birey.

Has ambitions : Emelleri var. Hayalleri var. Tutkuları var.

Ambitiousness : İhtiras. Hevesli olma. Hırslılık. Tutkulu olma. İhtiraslılık. Heves.

 

Ambitiously : Hırslı bir şekilde. Arzulu bir şekilde. Hevesle. İhtirasla. İstekle. Gösterişle. Can atarak.

Young ambition : Gençlik hevesi.

İngilizce Ambit Türkçe anlamı, Ambit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ambit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Domain : Bilgi alanı. Etki alanı. Beylik arazi. Etkinlik alanı. Malikane. Memleket. Tanım kümesi.

Limits : Limitler. Sınırlar. Hudut hatları.

Orbit : Dolanca. Yörüngesine almak. Yörüngeye yerleşmek. Yörüngede dönmek. Yörünge. Yörünge izlemek. Etki alanı. Göz. Kuşlarda gözün çevresindeki deri. eklem bacaklılarda göz saplarının çıktığı çukur. 3.böceklerde bileşik gözün etrafındaki belirgin bölge. Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge.

Arenas : Sahne. Arenalar. Arena. Meydan. Mücadele alanı.

Frames : Optik lensler için ince metal veya plastik çerçeve. Şasi çerçeveleri. Kare. Resim karesi. Çerçeveler. Karede bir. Karede bir arala. Kareler. Resim kareleri.

Atmospheres : Hava. Atmosfer. Basınç birimi.

Boundary line : Sınır çizgisi. Arazi sınırı.

Bourns : Hedef. Su. Memleket. Amaç. Diyar. Dere. Çay.

Latitude : Bölge. Tolerans. Özgürlük. Genişlik. Rahatlık. Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen koşut çemberi ile eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri. Serbestlik. Paralel. Hoşgörü.

Circles : Çevrelemek. Çark etmek. Edvar. Dönmek. Kuşatmak. Etrafını dolaşmak.

 

Ambit synonyms : approximate range, internationality, spectrum, court, bournes, gamut, pallet, bkt, climate, casings, arena, binding, frontiers, contexts, domains, demarcation, aroma, girthing, confines, field, border, adjacencies, contrast, frontier, context, borderlands, framing, open space, casements, ambiences, outskirt, climates, ambient.

Ambit ingilizce tanımı, definition of Ambit

Ambit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Circuit or compass.