Boundary line türkçesi Boundary line nedir
- Sınır.
- Sınır çizgisi.
- Arazi sınırı.
Boundary line ingilizcede ne demek, Boundary line nerede nasıl kullanılır?
Boundary : Sınır. Çeper. Son. Limit. Sinir. Ara hattı. Hudut. Had. Kenar.
Line : Sıralamak. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Çizgi çizmek. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Çizmek. Astarlamak. Doldurmak. Satır. İçini kaplamak.
Boundary beacon : Giriş farı. Sınırlama ışığı.
Boundary condition : Sınır şartı. Sınır koşulu. Sınır şartları. Sınır koşulları. Bir sınırla ilgili şartlar.
Boundary layer : Sınır katmanı. Sınır katman. Uç katman. Sınır bölge. Sınır tabaka. Sınırlayıcı tabaka. Sınır tabakası.
Boundary light : Sınır ışığı. Hudut ışığı. Çevre aydınlatması. Meydan farı.
İngilizce Boundary line Türkçe anlamı, Boundary line eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Boundary line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bounds : Sınırlarını çizmek. Sınırlar. Sekip geri gelmek. Sıçramak. Sınırlamak. Sınır çizgileri. Sınır hatları. Zıplaya zıplaya gitmek. Kısıtlamak.
Touch line : Sınır çizgilerinin dışı (spor). Alanı uzunluğuna boydan boya sınırlayan çizgi. Yan çizgi. Taç çizgisi. Yan çizgisi.
Borderlands : Sınır bölgesi. Sınır ülkeleri.
Border lines : Sınır çizgileri. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Sınır hattı. Kenarlık çizgileri. Kenar çizgisi. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat.
Line of demarcation : Yetki sınırı.
Borderlines : Sınır boyu. Sınıra yakın olan. Belirsiz. Sınırdaki. Sınırda. Hudut. Kesin olmayan.
Butting : (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Tos vurma.
Borderline : Sınırda. Hudut. Ortada. Sınırdaki. Sınır boyu. Sınıra yakın olan. Belirsiz. Kesin olmayan.
Borderland : Sınır bölgesi.
Borders : Hudut. Kenar. Kenar süsü. Kenarlıklar. Kenarlık. Tarh.
Boundary line synonyms : ambit, bournes, border line, bourn, boundary, metes and bounds, party line, touch lines, bourns, border, demarcation line, bourne, abuttals.

Bu kısımda Boundary line kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Boundary line ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Boundary line anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Boundary line ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.