Borderland türkçesi Borderland nedir
- Sınır bölgesi.
- Sınır.
Borderland ingilizcede ne demek, Borderland nerede nasıl kullanılır?
Continental borderland : Kıtasal sınır-karası. Denizin alçak suları sınırının altında, düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı. Kara suları.
Borderlands : Sınır bölgesi. Sınır. Sınır ülkeleri.
Borderless : Sınırsız.
Borderlights : Üst ışık dizgesi. Bir kutu içinde toplanmış, belli sayıda, merceksiz, 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümüne verilen ad. bunlar ızgara palangalarından sarkıtılan askılara bağlanır.
Borderline : Sınıra yakın olan. Sınırda. Kesin olmayan. Sınır. Sınırdaki. Ortada. Hudut. Sınır çizgisi. Sınır boyu. Belirsiz.
Border checkpoint : Sınır kontrol noktası. Polis sınır kontrol noktası.
Borderline case : Şüpheli durum. Her iki kategoriye de girebilecek bir durum. Belirsiz durum. Sınır vaka.
Border crossing : Sınır geçişi. Hudut kapısı.
Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.
Borderlines : Belirsiz. Sınır çizgisi. Sınır. Sınıra yakın olan. Sınırdaki. Hudut. Sınır boyu. Sınırda. Kesin olmayan.
İngilizce Borderland Türkçe anlamı, Borderland eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Borderland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Borderlines : Kesin olmayan. Sınıra yakın olan. Belirsiz. Sınırda. Sınırdaki. Sınır boyu. Sınır çizgisi. Hudut.
Borders : Hudut. Kenar. Kenarlıklar. Tarh. Kenar süsü. Kenarlık.
District : Sancak. Havali. Nahiye. Kesim. Bölgelere ayırmak. Mahalle. Semt. Bucak. Bölge. İlçe.
Bourn : Amaç. Çay. Su. Diyar. Hedef. Memleket. Dere.
Borderlands : Sınır ülkeleri.
Territory : Kara, deniz ve hava ile sınırlı olarak devletin egemenliği altında bulunan yer. Üreme mevsiminden hemen önce ya da o sırada bir hayvan tarafından savunulan alan. bir hayvan ya da hayvan topluluklarında besin ihtiyaçlarına yeterli alan. Geniş yönetim bölgesi. Ülke. Toprak. Kimi ülkelerde uygulanan geniş, ıssız, az çok özerk ya da kendine özgü toplumsal tüzüğü olan yönetim bölgesi. Arazi. Teritori. Memleket. Tarla.
Bournes : Memleket. Çay. Diyar. Amaç. Ülke. Su. Hedef. Dere. Gaye.
Boundary line : Arazi sınırı. Sınır çizgisi.
Bourns : Diyar. Dere. Amaç. Çay. Memleket. Hedef. Su.
Borderland synonyms : marchland, border district, border region, march, dominion, border line, ambit, territorial dominion, bourne, bounds, frontier region, borderline, frontier zone, boundary, border, butting.

Bu kısımda Borderland kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Borderland ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Borderland anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Borderland ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.