Borders türkçesi Borders nedir
Borders ile ilgili cümleler
English: France borders Italy.
Turkish: Fransa İtalya'nın sınır komşusudur.
English: Canada borders the United States.
Turkish: Kanada Amerika Birleşik Devletlerinin sınır komşusu olur.
English: Australia is the largest country in the world without borders with any other country.
Turkish: Avustralya, dünyada başka bir ülkeyle sınırı olmayan en büyük ülkedir.
English: Texas borders on Mexico.
Turkish: Teksas Meksika'ya sınırdır.
English: Germany borders on France.
Turkish: Almanya Fransa'nın sınır komşusudur.
Borders ingilizcede ne demek, Borders nerede nasıl kullanılır?
Borders and shading : Kenarlıklar ve gölgeleme.
Find borders and shading : Kenarlıklar ve gölgeleme'yi bul.
All except borders : Kenarlıklar dışında tümünü.
Defendable borders : Savunulabilir sınırlar. Korunabilir veya savunabilir hudutlar.
Delete borders : Kenarlıkları kaldır.
Border disease : Gebe koyun ve keçilerin, flaviviridae ailesinde pestivirus cinsinde yer alan bir virüsün döl yatağı içi enfeksiyonu sonucu, doğan kuzularda klinik olarak ritmik kas titremeleri, kıl görünüşlü yün örtüsü, kubbeleşmiş bir kafa ve kısa bacaklı anormal bir beden yapısıyla belirli hastalık, border hastalığı, koyun ve keçi hipomiyelinogenezisi. Sınır hastalığı.
Border crossing : Sınır geçişi. Hudut kapısı.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.
Suborders : Alttakım.
Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.
İngilizce Borders Türkçe anlamı, Borders eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Borders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hemstitch : Kenar dikişi ile dikmek. Eğreti dikiş. Sürfile dikişi. Sıçandişi. Ajur yapmak. Kenar süsü vermek. Ajurlu dikiş. Ajur. Antika.
Bid : Fiyat teklifi. Elde etmeye çalışmak. İhale. Teklifte bulunmak. Söylemek. Briç deklarasyon yapmak. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Deklarasyon. Fiyat vermek. Emretmek.
Bed : Yatacak yer. Çiçeklik. Gömmek. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Mezar. Tabaka. Bir su kütlesinin dip bölgesine verilen ad. Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Katman.
Delimitation : Tahdit. Sınır çizme. Sınırlandırma. Sınırlama. Limit koyma.
Circuit : Lig. Çevril bir devinimle tümlenen oluşum ya da süreç.. Devre (elektronik terimi). Ring seferi. Gezi. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Çıngı devresi. Çevrim. Dolaşıp aynı noktaya gelen yol. Çevre.
Bourn : Dere. Hedef. Memleket. Su. Amaç. Çay. Diyar.
Brow : Tepe. Yüz. Alın. Yamaç. Çehre. Kaş.
Hemstitches : Sürfile dikişi. Sıçandişi. Kenar dikişi. Kenar süsü vermek. Ajur. Kenar dikişi ile dikmek. Ajur yapmak. Antika. Eğreti dikiş.
Brink : Kenar (uçurum için). Kıyı. Ağız (kaya, uçurum). Ağız. Eşik (felaket için). Eşik.
Butting : (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Tos vurma.
Borders synonyms : state line, marching orders, fence line, property line, border, hemstitching, beds, border line, bounds, margining, balustrade, demarcation, assessment, borderline, edgings, boundary, hemstitched, bourns, binding, flanges, extreme, brinks, bidding, word, bezel, boundary line, bound, substraction, brims, borderlands, brim, limits, tax calculation.
Borders zıt anlamlı kelimeler, Borders kelime anlamı
Instability : Değişkenlik. Ekonomi, uzay alanlarında kullanılır. Dayanıksızlık. Kararsızlık. İstikrarsızlık. Sebatsızlık. Öngörülemeyen değişkenlik ve risk özelliği. Karasız denge halinde olma. Dengesizlik.
Disorder : Düzensizlik. Karışıklık. Karıştırmak. Patırtı. Bozmak. Nizamsızlık. Düzenini bozmak. Kargaşa. Rahatsızlık. Hastalık.
War : Başka toplumları, kümeleri sömürmek için ya da onların sömürüsünden kurtulmak için insan toplumlarının, kümelerinin giriştikleri silahlı kavga. Savaş. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Mücadele. Çatışma. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Harp. Mücadele etmek. Savaş halinde olmak. Cenk.

Bu kısımda Borders kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Borders ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Borders anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Borders ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.