Bid türkçesi Bid nedir
- Girişim.
- Teklif.
- Teklif etmek.
- Fiyat teklifi.
- Teklifte bulunmak.
- İktisat alanında kullanılır.
- Söylemek.
- Pey sürmek.
- Teklif vermek.
- Fiyat vermek.
- Teşebbüs.
- Davet.
- Deklarasyon.
- Herhangi bir iktisadi mal ve hizmeti satın almak için önerilen bedel.
- İhale.
- Davet etmek.
- İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme.
- Para sürme.
- Elde etmeye çalışmak.
- Emretmek.
- Briç deklarasyon yapmak.
Bid ile ilgili cümleler
English: Is anyone else bidding?
Turkish: başka biri var mı teklif veren?
English: I bid ten dollars for the old stove.
Turkish: Eski soba için on dolar teklif ettim.
English: I suggest that we hold off on making a decision until all bids are in.
Turkish: ben tüm fiyat teklifleri gelene kadar karar vermeyi erteyelim.
English: How much did you bid?
Turkish: Ne kadar teklif ettin?
English: I bid against him.
Turkish: Ona karşı teklif verdim.
Bid ingilizcede ne demek, Bid nerede nasıl kullanılır?
Bid a person adieu : Veda etmek. Vedalaşmak.
Bid bond : Geçici teminat mektupları. İnşaat ta geçici teminat. Geçici teminat mektubu. Geçici teminat. Teklif teminatı. Artırma ve eksiltme ihalelerine katılmak isteyenlerden, yapılacak işin değerinin belli bir yüzdesi biçiminde belirlenerek güvence olarak istenilen değerli kağıtlar veya para. Geçici güvence. İhale tekliflerinde kullanılan garanti.
Bid come : Çağırmak. Davet etmek. Toplamak. Çağırtmak.
Bid deadline : Teklif verme son günü. Son teklif verme günü.
Bid document : Şartname.
Bid ill for the future : Kötü emare. Kötüye işaret. Şanssızlık. Uğursuzluk.
Bid somebody good night : İyi akşamlar demek.
Bid fair : Umut vaat etmek.
Bid price : Teklif edilen fiyat. Alıcının verdiği fiyat. Önerilen alış bedeli. Teklif fiyatı. Teklif bedeli. Alıcının fiyatı. Önerilen alış fiyatı. Mevcut fiyat. Mevcut maliyet. Alış bedeli.
Bid for power : İktidar olma çabası.
İngilizce Bid Türkçe anlamı, Bid eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fist : Muşta. Yumruk atmak. El yazısı. Yumruklama. Yumruk. El. Yumruklamak.
Bargains : Uyuşmak. Pazarlık etmek. Teklif (pol.). Uzlaşma. Karşılık (pol.). Değiş tokuş etmek. Kelepir. Anlaşmak. Anlaşma.
Enterprises : Firma. Atılganlık. Meydan okuma planı. Şirket. Gözüpeklik. Taahhüt. Maceracı ruh. Girişkenlik. İşletme.
Apprizes : Değer vermek. (eski kullanım) tahmin etmek. Haber vermek. Fiyat saptamak. Bilgi vermek. Bildirmek. Değer biçmek. Değerini yükseltmek. Haberdar etmek.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Convocations : Toplantı. Meclis. Mahkeme daveti. Çağrı. Toplantıya çağrı.
Entertainment : Toplantı. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Seyirciyi oyalamak, avutmak, ona hoşça vakit geçirmesini sağlamaktan başka ereği olmayan oyun türü. Balo. Eğlendirici gösteri. Ziyafet. Gösteri. Misafir etme. Eğlendirici oyun.
Essay : Numune. Rapor. Kalkışmak. Tahrir. Yapmaya kalkışma. Yapmaya kalkışmak. Tecrübe etmek. Deneme. Tecrübe.
Tendering : İhale açma. Teklif verme. Etmek. Öneri. Arzetmek. Teklif isteme. İhaleye girme. Sunmak.
Subscribe : Altına yazmak. Teberru etmek. Abone etmek. Bağış olarak vermek. İmza etmek. Katılmak. Katkıda bulunmak. Yatırmak. Abone olmak.
Bid synonyms : outbid, by bid, apprised, invitations, offer, proposed, tender, commands, fling, party, a change in demand, enterprise, bidding, jockey for, callings, call on, bat the eyes, recognize, congratulate, make a motion, affirm, dictating, summons, make a suggestion, a change in supply, apprise, convoke, call, recognise, monitions, apprized, decree, ability rent.
Bid zıt anlamlı kelimeler, Bid kelime anlamı
Underbid : Fiyat kırmak. Fiyat indirmek. Başkalarının teklifinden daha düşük teklif verme. Daha aşağı fiyat teklif etmek (başka bir kimse veya firmadan). Eksik deklarasyon yapmak (briç). Eksiltmek. (briçte) eksik deklarasyon yapmak. Daha aşağı fiyat teklif etmek. Daha düşük teklif yapmak. Düşük fiyat önermek.
Bid antonyms : outbid.
Bid ingilizce tanımı, definition of Bid
Bid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pray. A statement of a sum which one will give for something to be received, or will take for something to be done or furnished. An offer of a price, especially at auctions. To make an offer of. That which is offered. To propose. Specifically : To offer to pay ( a certain price, as for a thing put up at auction), or to take (a certain price, as for work to be done under a contract).

Bu kısımda Bid kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bid ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bid anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bid ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.