Tendering türkçesi Tendering nedir

Tendering ingilizcede ne demek, Tendering nerede nasıl kullanılır?

Tenderise : Yumuşatmak (eti). Yumuşatmak.

Tenderiser : Eti yumuşatıcı bir madde.

Tenderize : Yumuşatmak (eti). Yumuşatmak.

Tenderized : Yumuşatılmış.

Tenderizer : Eti yumuşatıcı bir madde.

Tender an oath to somebody : Yemin ettirmek.

Tender for : Teklifte bulunmak.

Tender age : Çok küçük yaş. Çok genç yaş.

Tenderizers : Eti yumuşatıcı bir madde.

Tender guarantee : İhale teminatı. Geçici teminat mektubu. Teklif garantisi. Geçici teminat. İhale garantisi.

İngilizce Tendering Türkçe anlamı, Tendering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tendering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bids : Teşebbüs. Deklarasyon. Davet. Fiyat teklifi. Girişim. Para sürme. İhale.

Proffering : Önerme. Önermek. Uzatmak. Sunmak (elle).

Add up to : Demeğe gelmek. Eklemek. -e varmak. Bir yekun tutmak. Tutmak. Demeye gelmek. Tutmak (bir yekun). Anlamına gelmek. Demek olmak.

Offer : Bildirmek. Fiyat teklifi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yazılı veya sözlü bir sözleşmenin bağıtlanabilmesi için karşı tarafa yapılması gerekli ilk irade bildirimi. Alıcıya, aranılan özelliğinde satılacak mal olduğunu ederiyle bildirme. genel olarak satılacak mal için ederleriyle birlikte aracıya ve alıcılarına bildiride bulunma. Takdim. Satmak amacıyla sunulan mal. satılması için sataklara mal gönderme. Sözleşmeyi yapabilmek için karşılıklı olarak ileri sürülen gerekli istem.

 

Doth : Yapmak (eski kullanım). Yapmak. Do (yapmak).

Propounds : Öne sürmek. Mütalaa için arz etmek. Serdetmek. Ortaya koymak. Onaya sunmak. Ortaya atmak. Arz etmek. Önermek. İleri sürmek.

Moves : Oynatmak. Tahrik etmek. Kıpırdatmak. İlerlemek. Taşınmak. Yer değiştirmek. Hareket etmek. Kımıldamak. Kıpırdanmak.

Allows : Düşünmek. İndirim yapmak. Fikrinde olmak. Bırakmak. İzin vermek. Ayırmak. Hesaba katmak. İmkan vermek. Kabul etmek.

Proffers : Uzatmak. Önerme. Önermek. Sunmak (elle).

Presented : Sunulan. Aday göstermek. Sunulmuş. Takdim etmek. Sahnelemek. Ortaya koymak. Tanıtmak. Bulunmak (iltifat).

Tendering synonyms : public presentation, preferring, a piece of advice, hold up, intimations, bid, lodged, compered, rendition, amount to, amount, get, bestows, hold forth, afforded, permanent, formality, attribute, accords, dish up, biddings, demurred, move, bargain, offers, costs, presents, instigation, bestow, ascribe, assigns, bade, proffer.

Tendering zıt anlamlı kelimeler, Tendering kelime anlamı

Impermanent : Daimi olmayan. Devam etmeyen. Kalımsız. Süreksiz. Devamsız. Kalıcı olmayan. Geçici.

Direct : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğrultmak. Kesin. Komuta etmek. Doğrudan. Emretmek. Yönetim işi. Yolu tarif etmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Dürüst.