Border crossing türkçesi Border crossing nedir

  • Sınır geçişi.
  • Hudut kapısı.

Border crossing ile ilgili cümleler

English: The border crossing was crowded with people, many of whom were refugees.
Turkish: Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.

Border crossing ingilizcede ne demek, Border crossing nerede nasıl kullanılır?

Border : Yakına gelmek. Çerçevelemek. Sınırlamak. İle ortak sınıra sahip olmak. Hudut. Sahnenin üstündeki ,ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim. Kenarlık. Sınırlandırmak. Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Sınır olmak.

Crossing : Geçişme. Kavşak. Deniz yolculuğu. Kesme. Kesit. Kesişme. Yaya geçidi. Geçit. Üzerinden geçme. Geçiş.

Allenby bridge border crossing : İsrail'le ürdün arasındaki geçiş. Allenby köprüsü sınır geçişi.

The kuneitra border crossing point : Kuneitra sınırında bulunan geçiş noktası. Kuneitra sınır geçiş noktası.

Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.

Border ballad : Belli bir yerle ilgili olarak söylenen balad. Yerel balad.

İngilizce Border crossing Türkçe anlamı, Border crossing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Border crossing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entry point : Sınır noktası. Giriş noktası. Sınır kapısı. Fir noktası. Giriş kapısı.