Borderlines türkçesi Borderlines nedir

Borderlines ingilizcede ne demek, Borderlines nerede nasıl kullanılır?

Borderline case : Şüpheli durum. Belirsiz durum. Her iki kategoriye de girebilecek bir durum. Sınır vaka.

Borderline : Kesin olmayan. Sınırdaki. Sınıra yakın olan. Sınır. Hudut. Sınır boyu. Belirsiz. Sınır çizgisi. Sınırda. Ortada.

Borderlights : Bir kutu içinde toplanmış, belli sayıda, merceksiz, 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümüne verilen ad. bunlar ızgara palangalarından sarkıtılan askılara bağlanır. Üst ışık dizgesi.

Borderland : Sınır. Sınır bölgesi.

Borderlands : Sınır ülkeleri. Sınır. Sınır bölgesi.

Continental borderland : Kara suları. Kıtasal sınır-karası. Denizin alçak suları sınırının altında, düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı.

Borderless : Sınırsız.

İngilizce Borderlines Türkçe anlamı, Borderlines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borderlines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Liminal : Belli belirsiz. Limene ait veya ilgili. Çok az alıganalabilen. Eşikte. Dürtünün eşiğinde olmakla ilgili (psikoloji terimi). Liminer.

 

Darksome : Karanlık. Keyifsiz. Loş. Gölgeli. Kasvetli. Bilinmeyen.

Bourne : Ülke. Diyar. Amaç. Hedef. Çay. Gaye. Memleket. Dere. Su.

Butting : Tos vurma. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma.

Indecisive : Mütereddit. Kararsız. Tereddüt. Karara bağlanamayan. Şüpheli. Kuşkulu. Kesin bir sonuca bağlanmayan. Ortada.

Indefinite : Sayısız. Belirtisiz. Sınırsız bir süre için. Belgisiz. Mühletsiz. Sınırsız. Müphem. Süresiz.

Frontier : İki komşu devleti birbirinden ayıran, uluslararası bir antlaşma ile saptanmış çizgi ya da dar, uzun yerey parçası, bk. doğal sınır, yapma sınır. Sınırda olan. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Hudut bölgesi.

Organization : Bünye. Örgüt. Teşekkül. Tertip. Kurum. Harap olan dokuların yerinin granülasyon dokusuyla doldurulması. hematom, trombüs, embolus ve infarktus alanlarında görülür. Teşkilat. Kuruluş. Organizma. Organize etme.

Indeterminate : Kuşkulu. Belgisiz. Meçhul. Süresi belirsiz. Tereddüd. Ortada. Bellisiz. Şüpheli.

Borders : Kenar. Kenarlıklar. Kenarlık. Tarh. Kenar süsü.

Borderlines synonyms : touch lines, marginals, imprecise, chanciest, dubio, inconclusive, confines, dreamy, bourn, border lines, touch line, cloudy, minimum, regularity, boundary, cloudier, line of demarcation, frontiers, bournes, ambit, cloudily, minimal, border, abstract, borderline, dubious, backhanded, hit or miss, demarcations, party line, hit and miss, boundaries, boundary line.

Borderlines zıt anlamlı kelimeler, Borderlines kelime anlamı

Maximal : Büyükçe. En büyük. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Maksimal. En fazla. Azami. Enbüyük.

Maximum : En yüksek derece. En büyük. Verilen bir durum için elde edilebilecek en büyük değer. Maksimum. En çok en büyük. En fazla. En yüksek. Doruk. Azami. En çok.

Irregularity : Nizamsızlık. Yolsuzluk. Kuraldışılık. Usulsüzlük. Düzgün olmama. Çarpıklık. Düzensizlik. Aykırılık. İntizamsızlık. Başıbozukluk.