Borderless türkçesi Borderless nedir
Borderless ingilizcede ne demek, Borderless nerede nasıl kullanılır?
Borderland : Sınır bölgesi. Sınır.
Borderlands : Sınır. Sınır ülkeleri. Sınır bölgesi.
Borderlights : Üst ışık dizgesi. Bir kutu içinde toplanmış, belli sayıda, merceksiz, 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümüne verilen ad. bunlar ızgara palangalarından sarkıtılan askılara bağlanır.
Borderline : Belirsiz. Sınırdaki. Sınır boyu. Sınır çizgisi. Kesin olmayan. Ortada. Sınıra yakın olan. Sınır. Sınırda. Hudut.
Borderline case : Şüpheli durum. Belirsiz durum. Her iki kategoriye de girebilecek bir durum. Sınır vaka.
Border crossing : Hudut kapısı. Sınır geçişi.
Border checkpoint : Sınır kontrol noktası. Polis sınır kontrol noktası.
Border ballad : Yerel balad. Belli bir yerle ilgili olarak söylenen balad.
Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.
Border color : Kenarlık rengi.
İngilizce Borderless Türkçe anlamı, Borderless eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Borderless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unburdened : Yükünden kurtulmuş. Yükten kurtarmak. Rahatlatmak (vicdan). Yükünden arındırılmış. Engelsiz. İtiraf etmek. Açmak. Yüksüz.
Absolute : Tam. Saf. Sonsuz. Kati. Absolüt. Muhakkak. Mutlak. Düzey. Salt. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Illimitable : Sonsuz. Sınır tanımayan. Ümitsiz ve sınırsız. Hudutsuz.
Bottomless : Çok derin. Anlaşılmaz. Dipsiz. Sonsuz. Altsız. Esrarengiz.
Absolutes : Muhakkak. Mutlak. Kati. Katıksız. Düzey. Salt. Tüm.
Immeasurable : Tahmin edilemeyecek boyutlarda. Ölçülemeyecek kadar büyük. Ölçüsüz. Ölçülemez. Sonsuz. Ölçülemeyecek kadar çok. Ölçülmez.
Aeonian : Çağlar önce. Sonsuz.
Cosmopolitans : Evrendeş. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Çok uluslu. Dünyanın her tarafına ait. Geniş görüşlü. Dünya vatandaşı. Kozmopolit. Kozmopolitan.
Enormously : Ölçülemez. Pek çok. Çok büyük. Hudutsuz. Son derece. Çok. Aşırı derecede. Çokça.
Boundless : Sonsuz. Sınır tanımayan. Hudutsuz. Tükenmeyen. Namütenahi. Engin.
Borderless synonyms : blanket, unencumbered, all comprehensive, abyssal, broad, cosmopolitan, cosmic.
Borderless zıt anlamlı kelimeler, Borderless kelime anlamı
Encumbered : Engellenmiş. Tıka basa doldurmak. Engel olunmuş. Engel olmak. Yüklenmiş. Sorumluluk yüklemek. Yoluna taş koyulmuş. Yüklü. Zorunluluk veya sorumluluk altında bırakılmış. Engellemek.

Bu kısımda Borderless kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Borderless ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Borderless anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Borderless ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.