Indecisive türkçesi Indecisive nedir

Indecisive ile ilgili cümleler

English: I used to be indecisive, but now I'm not so sure.
Turkish: Kararsızdım ama şimdi o kadar emin değilim.

English: Ali and Mary are both indecisive.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de kararsız.

English: Ali is too indecisive.
Turkish: Ali fazla kararsız.

English: I'm usually not this indecisive.
Turkish: Genellikle bu kadar kararsız değilim.

English: Ali looks indecisive.
Turkish: Ali kararsız görünüyor.

Indecisive ingilizcede ne demek, Indecisive nerede nasıl kullanılır?

Be indecisive : Tereddütte olmak.

Indecisively : Kararsızca. İradesizce. Kuşkulu bir şekilde. Direnmeden. İrade göstermeden. Tereddüt ederek. Kararsız bir şekilde. Çekinerek.

Indecisiveness : Sonuçsuzluk. Kararsızlık. Duraksama. Direnmezlik. İradesizlik. Tereddüt etme. Kararsız olma durumu. Bir yanıtlayıcının belli bir konuda tutum, kanı ya da görüş belirtmede güçlük çekmesi. Çekinme. İrade göstermeme durumu.

Indecision : Duraksama. Tereddüt. Bir yanıtlayıcının belli bir konuda olumlu ya da olumsuz bir tutumunun bulunmaması ya da bir tutum belirtmemesi. Kararsızlık. Çekimserlik. Tereddüd.

 

Indeciduous : (botanik) belirli zamanlarda dökmeyen (yapraklarını). Yapraklarını dökmeyen. Her yıl yapraklarını dökmeyen (ağaç veya bitki). Belirli mevsimlerde dökülmeyen.

Indecipherable : Anlaşılmaz. Sökülmez. Karışık. Çözülemez. Çözülmez. Deşifre edilemez. Okunamaz. Okunmaz.

İngilizce Indecisive Türkçe anlamı, Indecisive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indecisive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blow hot and cold : Duraksamak. Değişme. Daldan dala konmak. Bir dediği bir dediğine uymamak. Kararsız olmak. Daldan dala atlamak. Yanar-döner. Daldan dala atlama. Bir dediği diğerini tutmama.

Chancier : Riskli. Talihli.

Double minded : Samimiyetsiz. Tutarsız. İki yüzlü.

Changeful : Değişken. Dönek. İstikrarsız.

Dicier : Daha riskli. Riskli. Şansa kalmış.

Demur : Duraksama. İtiraz etmek. Etmek. Karşı çıkmak. İtiraz. Tereddüt etmek. Kabul etmemek. Karşı koymak. Zorluk çıkarmak.

Cold feet : Korku. Çekinmek. İsteksizlik.

Chinless : Korkak. Tereddütlü. Çatlak olmayan. Çenesiz. Utangaç. Ürkek.

Cloudy : Hareli. Töhmet altında. Bulutlu. Muğlak. Kapanık. Damarlı (ağaç). Gölgeli. Açık olmayan. Bulanık. Kapalı.

Undecided : Karara bağlanmamış. Muallakta. Kararlaştırılmamış. İstikrarsız. Askıda. Tereddütlü. Sallantıda. Muallak. Karar verilmemiş.

Indecisive synonyms : on the fence, clearest, demurs, astable, demurring, discredited, dim, distrustful, debatable, dubio, between, delphian, disputable, hit or miss, hit and miss, indeterminate, dubious, hesitant, clouded, doubting, dubitable, doubtful, equivocacy, cloudier, demurral, diciest, astatic, cloudiest, dillydallied, iffier, apparent, chanqeable, creakier.

 

Indecisive zıt anlamlı kelimeler, Indecisive kelime anlamı

Resolute : Dayanıklı. Kararlı. İradeli. Azimli. Yavuz. Kuvvetli. Sağlam. Dirençli. Metin. Yürekli.

Decisive : Kararlı. Sonuç üzerinde rol oynayan. Belirleyici. Kesinkes. Nihai. Kesin. Sonuca götüren. Kesin sonuca ulaştıran. Kati. Azimli.

Conclusive : Kati. Nihai. Anlaşılmış. Tahdidi. İnandırıcı. Kesinleşmiş. Kesin. Son. Şüpheleri ortadan kaldıran.

Indecisive ingilizce tanımı, definition of Indecisive

Indecisive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not bringing to a final or ultimate issue. Not decisive. As, an indecisive battle, argument, answer.