Chancier türkçesi Chancier nedir

Chancier ingilizcede ne demek, Chancier nerede nasıl kullanılır?

Chanciest : Riskli. Kesin olmayan. Talihli. Şüpheli.

Chancily : Şüpheli bir şekilde. Keskin olmayan bir halde. Riskli bir şekilde. Talihli bir şekilde.

Chancing : Riske girmek. İhtimal. Fırsat. Tesadüfen olmak. Şans. Şans eseri olmak. Göze almak. Denemek. Olanak.

Chanc : Bir kral veya diğer önemli görevlilerin danışmanı. Bir yüksek mahkeme rahibi (katoliklik). Belirli avrupa ülkelerinde başbakan. Bir üniversitenin yönetici görevlisi (abd). Belirli yarğıçların sıfatı.

Chance : Rastlantı sonucu oluşmak. Şans eseri olan. Olayların özünde yer almayıp, başka olayların belli bir olay üzerindeki etkisinde yer alan ve ortaya çıkabileceği gibi çıkmıyada bilen özellik. Talih. Göze almak. Olasılık. Denemek. Tesadüfi. Risk.

Chance of a lifetime : Hayatının fırsatı veya şansı. Hayatının fırsatı.

Chance meeting : Tesadüf.

Chance it : Riske girmek. Risk al!. Tehlikeyi göze almak. Şansını dene!. Bir kez dene!. Şansını bir denemek. Bir denemek.

Chance customers : Geçici müşteriler.

Chance on : Tesadüf etmek. Rastlamak. Rastlantı sonucu bulmak. Rastgelmek. Şans eseri bulmak. Rastlaşmak. Karşılaşmak. Tesadüfen bulmak. Tesadüfen karşılaşmak. Yolu düşmek.

 

İngilizce Chancier Türkçe anlamı, Chancier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chancier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dubious : Şüphe götüren. Müphem. Su götürür. Kararsız. Ne getireceği belli olmayan. Şaibeli. Şüpheci. Kuşkulu. Güvenilmez.

Dodgier : Kurnaz. Sağlıksız. Çok tehlikeli. Hinoğlu hin. Anasının gözü. Daha kurnaz olanı.

Ambiguous : Kuşkulu. İki anlamlı. Lastikli. Çok anlamlı. Ne olduğu belirsiz. Muğlak. Anlamı belirsiz. Belirsiz. İkianlamlı.

Doubtful : Sonucu kuşkulu. Karanlık. Kararsız. Mütereddit. Tedirgin. Kuşku uyandıran. Güvenilmez. Kuşkulandıran.

Creaky : Boğuk. Gıcırtılı. Kuşkulu. Harap. Gıcırdayan.

Debateable : Tartışılabilir. Çekişmeli. Soruşturulabilir. Kuşkulu. Kuşku uyandıran. Pazarlığa açık.

Tabula rasa : Bebeğin daha etkilenmemiş beyni. Yok etme. Üzerine yazılmamış levha. Boş sayfa. Yazısız levha. Bebeğin işlenmemiş beyni.

Shot : Eskimiş. Yanardöner. Girişim. İğne yoluyla verilen ilaç. Çekim. Demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, içi dolu, yüzeyi düz, yuvar biçiminde atma aracı. ağırlığı, erkeklerde 7. 257 kg., bayanlarda 4 kg. dır. Deneme. Yorgun. Nişancı. El.

Chanceful : Tehlikeli. Sonucu kesin olmayan.

Chancier synonyms : malignant neoplasm, possibleness, brass ring, leucaemia, fresh start, hunting ground, metastatic tumor, malignant neoplastic disease, cancer of the blood, chancy, disputable, dicey, opening, lucky, leukaemia, hit or miss, street, in luck, leukemia, borderline, dangerous, auspicious, debatable, hit and miss, room, luckiest, in doubt, audience, discredited, dareful, distrustful, clean slate, indefinite.

 

Chancier zıt anlamlı kelimeler, Chancier kelime anlamı

Impossibility : Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı. Olanaksızlık. İmkansız şey. İmposibilite. Çıkmaz yol. İmkansızlık.

Planned : Planlı. Planlanmış. Tasarlanmış. Hesaplı.