Continental borderland türkçesi Continental borderland nedir

  • Kara suları.
  • Denizin alçak suları sınırının altında, düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı.
  • Kıtasal sınır-karası.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Continental borderland ingilizcede ne demek, Continental borderland nerede nasıl kullanılır?

Continental : Avrupaya ait. Avrupa ile ilgili. Avrupalı. Avrupa'ya ait. Karasal. Kıta. Avrupai. Kıtasal. Kontinental. Avrupa kıtasındaki ülkelere özgü.

Borderland : Sınır. Sınır bölgesi.

Continental breakfast : Tost vs'den oluşan hafif kahvaltı. Continental kahvaltı. Küçük ekmek. Kıtasal kahvaltı. Kontinental kahvaltı. Kıtaya özgü kahvaltı. Kahve. Mısır gevreği ve meyve suyu içeren kahvaltı.

Continental climate : Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun, daha sert, daha az yağışlı ana türü. bk. denizsel iklim. Kara iklimi. (meteoroloji) çok sıcak yazları ve çok soğuk kışları olan oldukça kuru iklim (asya'nın ve kuzey amerika'nın orta bölgelerine özgü olan). Karasal iklim.

Continental divide : Kıta bölüm çizgisi.

Continental drift : Kıtaların kayması. Karaların kayması. Kıta seyri. Kıtasal kayma. A. wegener kuramına göre, kendisinden daha yoğun, kızgın, sıvı eriyik bir kat oluşturan "magma" üzerinde bir sal gibi yüzen karaların birbirinden uzaklaşması olayı. Kıtasal sürüklenme. Kıtaların jeolojik zaman boyunca dünya yüzeyindeki aşamalı hareketi ve oluşumu.

 

İngilizce Continental borderland Türkçe anlamı, Continental borderland eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Continental borderland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Territorial waters : Karasular. Deniz sahası. Karasuyu. Karasuları. Karadan belirli bir uzaklığa kadar olan sular. bir devletin denizlerindeki sınırlarını ölçümleyen belirli bir alan. Bir ülkenin hükümranlığı altındaki sular.

Coastal waters : Karasuları. Kıyı suları.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Algonkian : Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı şok.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

 

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Continental borderland synonyms : absolute age, adjacent rock, absolute chronology, inland waters, abrasive power, abyss, adventive cone, aggregats, acid fumarole.