Continental climate türkçesi Continental climate nedir

  • (meteoroloji) çok sıcak yazları ve çok soğuk kışları olan oldukça kuru iklim (asya'nın ve kuzey amerika'nın orta bölgelerine özgü olan).
  • Kara iklimi.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Karasal iklim.
  • Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun, daha sert, daha az yağışlı ana türü. bk. denizsel iklim.

Continental climate ingilizcede ne demek, Continental climate nerede nasıl kullanılır?

Continental : Avrupa ile ilgili. Avrupalı. Avrupa kıtasındaki ülkelere özgü. Kıta. Karasal. Avrupaya ait. Avrupa'ya ait. Kıtasal. Kontinental. Avrupai.

Climate : Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu. Ortam. Abuhava. İklim. Bölge. Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu. Klima. Havanın sıcaklık, basınç, nem, rüzgar gibi koşullarını topluca belirten terim. Klimat. Çevre.

Continental borderland : Kıtasal sınır-karası. Kara suları. Denizin alçak suları sınırının altında, düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı.

Continental breakfast : Continental kahvaltı. Küçük ekmek. Kontinental kahvaltı. Kıtasal kahvaltı. Kahve. Mısır gevreği ve meyve suyu içeren kahvaltı. Kıtaya özgü kahvaltı. Tost vs'den oluşan hafif kahvaltı.

 

Continental divide : Kıta bölüm çizgisi.

Continental drift : Kıtasal sürüklenme. Kıtasal kayma. Kıtaların kayması. Kıtaların jeolojik zaman boyunca dünya yüzeyindeki aşamalı hareketi ve oluşumu. A. wegener kuramına göre, kendisinden daha yoğun, kızgın, sıvı eriyik bir kat oluşturan "magma" üzerinde bir sal gibi yüzen karaların birbirinden uzaklaşması olayı. Karaların kayması. Kıta seyri.

İngilizce Continental climate Türkçe anlamı, Continental climate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Continental climate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Agricultural production : Taze meyve. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Zirai üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarım üretimi. Sebze.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

 

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Continental climate synonyms : air route, ageing of the population, alluvial deposit, aluvial coast, agricultural specialisation, aboriginal population.