Climate türkçesi Climate nedir
- Havanın sıcaklık, basınç, nem, rüzgar gibi koşullarını topluca belirten terim.
- Bölge.
- Abuhava.
- Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu.
- Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.
- Klima.
- Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu.
- Çevre.
- Hava.
- Klimat.
- İklim.
- Ortam.
- Şartlar.
Climate ile ilgili cümleler
English: Coral reefs are threatened by climate change.
Turkish: Mercan resifleri iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyor.
English: Carbon pollution is the biggest driver of climate change.
Turkish: Karbon kirliliği, iklim değişikliğinin en büyük itici güçtür.
English: ENERGY STAR is a U.S. Environmental Protection Agency (EPA) voluntary program that helps businesses and individuals save money and protect our climate through superior energy efficiency.
Turkish: ENERGY STAR, işletmelerin ve bireylerin tasarruf yapmasına ve üstün enerji verimliliği ile iklimimizi korumasına yardımcı olan bir ABD Çevre Koruma Ajansı gönüllü programıdır.
English: Do you think our climate has an influence on our character?
Turkish: Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?
English: A carbon footprint is the amount of carbon dioxide pollution that we produce as a result of our activities. Some people try to reduce their carbon footprint because they are concerned about climate change.
Turkish: Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.
Climate ingilizcede ne demek, Climate nerede nasıl kullanılır?
Cold climate test : Soğuk iklim deneyi.
Alpine climate : Alp iklimi.
Arctic climate : Arktik iklim.
Arid climate : Kurak iklim. Arid iklim.
Cold climate : Soğuk iklim.
Monsoon climate : Mevsim iklimi. Muson iklimi. En tanıtıcı örneği güney ve doğu asya kıyılarında görülen, genellikle sıcak, çevrimsel nitelikte ve kimi yörelerde bol yağışlı iklim türü.
Mediterranean climate : Akdeniz iklimi. Kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçen dönencealtı bölgelerde görülen bir iklim türü.
Mountain climate : Dağ iklimi. Yeryuvarının neresinde bulunursa bulunsun, dağlar ve yüksek yaylalarda görülen ve özellikleri "yükseklik" ve "bakı"ya dayanan iklim türü.
Desert climate : Daha çok dönencelerarası kuşakla, ılıman kuşağın geniş ve deniz etkilerine kapalı bölgelerinde görülen ve başlıca iklimsel niteliği yıllık yağış tutarlarının aşırı azlığı ve kararsızlığı ile sıcaklık ayrımlarının yüksekliği olan iklim türü. Çöl iklimi.
Maritime climate : Deniz iklimi. Denizsel iklim. Ilıman iklimin deniz etkisi altında bulunan daha ılık, daha yağışlı ana örneği.
İngilizce Climate Türkçe anlamı, Climate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Climate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Air : Tenek atmak. Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı. Fiyaka. Söylemek. Arya. Yayına girmek. Gökyüzü. Kurutmak. Teneklendirmek. Yayına sokmak.
Aroma : Rayiha. Aroma (güzel) koku. Gıdaların duyusal muayenelerinde çiğneme ve yutkunma sonucunda hissedilen tat ve kokunun birlikte oluşturdukları haz verici duyum, rayiha. Aroma. Belirli bir nitelik ya da ortam. Itır. Hoş koku. Koku.
Area : Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Mesaha. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Saha. Yüzölçümü. Boşluk. Yöre. Area. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Alan.
Districted : Sancak. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. İlçe. Yöre. Semt. Havali. Bölgelere ayırmak. Nahiye. Kesim.
Regions : Nahiye. Bölgeler. Alan. Yöre.
Aeros : Aero. Havacılıkla ilgili. Uçak. Gaz. Uçakla ilgili. Havacılık. Uçak veya uçan bir şeye ait. Havayla ilgili.
Ac : Aktinyumun simgesi. Ante christum (isa'dan önce). İ.ö. İsa'dan sonra. İsa'dan önce (latince). Alternatif akım.
Circumscription : Daire içine alma. Çevreleme. Çevreleyen yazı (para, mühür). Çevresine çizgi çizme. Tahdit. Etrafını çizme. Sınırlama. Mıntıka. Sınır.
Skys : Asuman. Gökyüzü. Kubbe. Sema. Hava sahası. Havaya atmak. Yükseğe atmak. Gök.
Conditions : İşlem. Koşullar. Durum. Genellikle işletme içini ilgilendiren olaylar. Ahval. Muamele. Şerait.
Climate synonyms : environmental condition, environments, acing, sky, commons, covenants, circles, ambient, ambiance, terms, condition, climates, ambience, aero, atmospheric, aether, aerial, circumferences, departments, ambiences, air conditioning, ambients, climatic, region, conjuncture, department, district, compartment, aura, specifications, environment, areas, conjunctures.
Climate ingilizce tanımı, definition of Climate
Climate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dwell. One of thirty regions or zones, parallel to the equator, into which the surface of the earth from the equator to the pole was divided, according to the successive increase of the length of the midsummer day.

Bu kısımda Climate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Climate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Climate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Climate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.