Aroma nedir, Aroma ne demek

Aroma; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Gıdaların duyusal muayenelerinde çiğneme ve yutkunma sonucunda hissedilen tat ve kokunun birlikte oluşturdukları haz verici duyum, rayiha.

İngilizce'de Aroma ne demek? Aroma ingilizcesi nedir?:

aroma

Aroma hakkında bilgiler

Aromalar, koku veya tat vermek ya da gıdaların sahip olduğu koku veya tadı kuvvetlendirmek ya da değiştirmek amacıyla gıdalara ilave edilen ürünlerdir. Türkçede güzel koku anlamına gelir.

400'e yakın yapay ve 1800 doğala özdeş çeşidi vardır ve gıdalarda sık kullanılan katkı maddelerindendir. Kimyacılar bir aroma bileşenini izole edilmiş bir aroma molekülü olarak adlandırırlar. Aromalar, gıda ve ilaç endüstrilerinde son üründeki istenmeyen tat ve kokuyu maskelemek amacıyla da kullanılmaktadır.

Aromalar çeşitli kimyasal molekül gruplarından oluşur; terpenler, laktonlar, pirazinler, eterler ve diğerleri gibi... Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar. Laktonlar, şeftaliye kokusunu veren dekalakton gibi, meyvemsi koku vermeleri ile bilinirler. Pirazinler ısıtılmış gıdaların aroma bileşenleridir. Esterler ise, elmaya karakteristik aromasını veren etil valerat gibi meyvemsi bir özelliğe sahiptir.

 

Aroma ile ilgili Cümleler

  • Karamel aromalı dondurmayı sever misin?
  • Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.
  • O, limon aromalı nargile içiyordu.

Aroma anlamı, kısaca tanımı:

Koku : Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Güzel kokmak için sürülen esans. Belirti, işaret.

Aromalı : Hoş kokulu, aromatik.

Aromaterapi : Koku tedavisi.

Aromatik : Aromalı.

Vermek : Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Ayırmak, harcamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kazandırmak, katmak. Sahip olmasını sağlamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Tespit etmek. Doğurmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Ödemek. Satmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Dayamak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bırakmak veya bağışlamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Ondan bilmek, atfetmek.

Gıda : Besin.

Sahip : Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil.

 

Kuvvetlendirmek : Güçlenmesini sağlamak, gücünü artırmak.

Değiştirmek : Birini bırakıp başkasını kullanmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak.

İlave : Eklenmiş parça. Arttırma, büyütme, abartma. Ek. Ekleme, ulama.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Eser. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey.

Hoş koku : Bitki özlerinden veya yağlarından elde edilen koku, aroma.

Hoş : Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde. Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren. Bununla birlikte.

Aroma artırıcı : Gıdaya hoş koku kazandırmak veya var olanı güçlendirmek amacıyla eklenen doğal veya sentetik katkı maddeleri.

Aromalı yoğurt : Süte, gıda mevzuatında izin verilen meyve, şeker vb. aroma verici maddelerin katılmasıyla yapılan yoğurt.

Aromarama : Amerikalı Charles Weiss'in 1959'da geliştirdiği, otuz bir çeşit kokuyu Stratonic adlı bir aygıt yardımıyla filmin görüntülerine uygun olarak salona dağıtan, sonra temizleyen kokulu film işlemi.

Aromasız : Aroması olmayan.

Aromatik amino asitler : Yan gruplarında fenil grubu taşıyan amino asitler. Örnek: Fenilalanin, tirozin, triptofan. Fenilalanin, tirozin, triptofandan oluşan ve yan zincirlerinde halkasal grup taşıyan amino asitler.

Aromatik aminoasitler : Alanin amino asidinin metil grubuna fenil, hidroksifenil ve indol halkasının bağlanmasıyla oluşan amino asitler.

Aromatik bileşikler : Yapısında bir ya da daha çok benzen halkası olan bileşikler sınıfı. Örn. toluen (C6H55-CH3). Aromatik olma kurallarına uyan bileşikler.

Aromatik hidrokarbonlar : (kimya)

Aromatik maddeler : Gıda maddelerine tat ve koku vermek ve bunları geliştirmek için kullanılan katkı maddeleri.

Aromatik sülfon asitler : (kimya)

Diğer dillerde Aroma anlamı nedir?

İngilizce'de Aroma ne demek? : n. smell, odor, fragrance

n. aroma, smell, fragrancy, fragrance; flavor, taste, something that adds taste

n. aroma, fragrance, fragrancy, flavoring, flavor, zest; spice, aromatic herb

Fransızca'da Aroma : arôme [le], fumet [le]

Almanca'da Aroma : n. Würze