Gıda nedir, Gıda ne demek

Gıda; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Besin

"Gıda" ile ilgili cümleler

  • "Başka yerlerde süt, ekmekten üstün bir gıdadır." - B. Felek

Yerel Türkçe anlamı:

Aşık, oyunda kullanılan aşık

Keçi yavrusu, oğlak.

En büyük aşıktan (enekeden) sonraki aşıklar.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime.

İngilizce'de Gıda ne demek? Gıda ingilizcesi nedir?:

food

Gıda hakkında bilgiler

Yiyecek, canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için yemek suretiyle tüketmeleri gereken maddeler. Belirli bir öğünde tüketilen yiyeceklere yemek denir. Yiyecekler organik veya inorganik maddelerden üretilmiş olabilirler. Yiyeceklerde bulunan ve canlıların yaşamını devam ettirmesi,büyümesi için gerekli olan protein, vitamin, mineral gibi maddelere ise besin veya gıda denir. Ancak gıda sözcüğü "ilaçlar hariç, yaşamı devam ettirmek için tüketilen tüm yiyecek ve içecekler" anlamında da kullanılır.

Yiyecekler genellikle karbonhidratlar, yağlar, su ve/veya proteinlerin karışımından oluşur. Sağlığa yararlı besinler içeren bu maddeler organizmanın gelişmesi için gereklidir. Bahse konu olan gıdalar; bitki, hayvansal kaynaklardan veya mantar gibi diğer kategorilerden veya alkol gibi fermantasyonla elde edilmiş yiyeceklerden sağlanabilir. Pek çok toplum önceleri, yiyeceklerini avcılık ve toplama yöntemi ile sağlasalar da, günümüzde insanlar gıdalarını çiftçilik, büyük hayvan çiftliği ve balıkçılık ile avcılık yaparak almaktadırlar. Yiyecek maddeleri çeşit ve yapılışları bakımından toplumdan topluma değişiklikler göstermektedir. Öyle ki, aynı toplum içinde yerel olarak da farklılıklar gösterebilmektedir.

 

İnsanlar, tarih boyunca hayvanları avlayarak, balık tutarak, ekim yaparak, tohum, meyve, sebzeler toplayarak gıda ihtiyaçlarını temin etmişlerdir.

Yüzyıllar boyunca birçok tarım aletleri ve teknikleri keşfedilmiş ve geliştirilmiştir. Sulama ve selektif üretim (belli bitki üzerinde çalışılması), insanlara gıdalarının kalite ve miktarını arttırmasına yarayan yeniliklerden sadece ikisidir.

Gıda ile ilgili Cümleler

  • Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.
  • Doktor belli gıdalardan kaçınmamı söyledi.
  • Gıda, giyim ve barınak hayatta kalmanın temelleridir.
  • Senin gıdan ya da dilin veya genetik yapın seni daha kadınsı yapar mı?
  • Gıda fiyatları yakında düşecek, değil mi?
  • Ambarda çok gıda var.
  • Gıda malzemeleri o zamana kadar dayanmaz.
  • Gıda fiyatları yükselişte.
  • Ali bazı gıda alerjileri var, bu nedenle o ne yediği konusunda dikkatli olmak zorunda.
  • Gıda maddelerini buzdolabında saklıyoruz.
  • Sodyum benzoat çok yaygın bir gıda koruyucusudur.
  • Gıda fiyatı arttı.
  • O tuhaf gıdalar yemekten hoşlanır.
  • Gıda burada çok iyi değil.

Gıda tanımı, anlamı:

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

 

Gıda rejimi : Gıdaya bağlı rejim.

Gıdaklama : Gıdaklamak işi.

Gıdaklamak : Tavuk kesik kesik bağırmak.

Gıdaklayış : Gıdaklama işi.

Gıdalı : Besini olan, besinli.

Gıdasız : Besini olmayan, yeterli besin alamayan, besinsiz.

Gıdasızlık : Besinsizlik.

Canlı : Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canı olan, diri, yaşayan. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

Hayat : Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Balkon. Sundurma. Meslek. Yazgı. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Geçim şartlarının bütünü. Avlu. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yaşam. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Canlı, sağ olma durumu.

Devam : "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz. Ek, parça. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme.

Yemek : Kandırmak. Isırmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Başkasının parasını harcamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Birine alacağını vermemek, ödememek.

Suret : Biçim, yol, tarz. Görünüş, biçim. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Resim, fotoğraf. Yüz, çehre. Yazı veya resim kopyası, nüsha.

Tüketme : Tüketmek işi.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Gıda alerjeni : Alerjen.

Gıda alerjisi : Gıda yoluyla alınan ve genellikle protein yapısındaki kimi kimyasal maddelerin duyarlı bireylerde yol açtığı, immünolojik temeli olan hastalık tablosu.

Gıda bozulması : Muhafaza edilen bir ürünün enzimlerin ve bakteri, maya, küf gibi mikroorganizmaların faaliyeti sonucu lezzet, koku, görünüş, tekstür vb. özelliklerinin kötüleşmesiyle ürünün tazeliğini yitirmesi.

Gıda duyarlılığı : İmmun kökenli olmayan, gıda veya gıda bileşenlerinin neden olduğu olumsuz reaksiyonların genel adı.

Gıda güvenilirliği : Gıda maddelerinin her türlü bozulma ve bulaşma etkeninden uzaklaştırılarak tüketime uygun olması.

Gıda güvenliği : Gıdaların tüketicilerde hastalık veya zarara neden olmayacak biçimde üretilmesi, depolanması, işlenmesi, dağıtımı ve koruması kavramı.

Gıda güvenliği riski : Gıdalarda bulunabilen ve tüketildiği takdirde zararlı olan mikrobiyolojik kimyasal ve yabancı maddeler.

Gıda hijyeni : Gıda maddelerinin güvenilir olarak tüketime sunulması için gıda zincirinin evrelerinde alınan önlemler.

Gıda hijyeni ve sanitasyon : Sağlıklı ve kaliteli gıda üretimi için alınması gereken tüm önlemler.

Gıda ışınlama : Gıda maddesindeki mikroorganizma sayısını indirgemek amacıyla UV, X ışınları veya gamma ışınları kullanılarak yapılan uygulama. Mikroorganizmaları yıkımlamak amacıyla, gıdaların yeterli düzeyde gama ışınları veya X ışınlarına maruz bırakılması esasına dayanan gıda koruma tekniği.

Diğer dillerde Gıda anlamı nedir?

İngilizce'de Gıda ne demek? : adj. nutrient

n. nourishment, food, diet, nutriment, nutrition, aliment, fare, nutrient, pabulum, sustenance

Fransızca'da Gıda : aliment [le], nourriture [la]

Almanca'da Gıda : n. Beköstigung, Kost

Rusça'da Gıda : n. еда (F), питание (N), продовольствие (N)