Fares türkçesi Fares nedir
Fares ile ilgili cümleler
English: Taxi fares will go up next month.
Turkish: Taksi ücretleri gelecek ay artacak.
English: Subway fares will be raised as of April 1st, 1999.
Turkish: Metro ücretleri, 1 Nisan 1999'dan itibaren artırılacaktır.
English: The bus fares have been raised by 20 percent.
Turkish: Otobüs bilet ücretleri yüzde yirmi yükselmiştir.
Fares ingilizcede ne demek, Fares nerede nasıl kullanılır?
Are there any reduced fares : Muafiyet tarifeleri var mı.
Reduced fares : Muafiyet tarifeleri.
Farestage : Biletleri toplamak için kullanılan otobüs güzergahı bölümü. Ücretin aynı olduğu otobüs güzergahı segmenti. (ingiliz ingilizcesi) otobüs durağı.
Airfares : Uçakla yolculuk yapmak için alınan ücret. Uçak bileti ücreti. Uçuş maliyeti.
Carfares : Bilet ücreti (otobüs vs.). Otobüs vs bilet ücreti. Bilet parası. Yol parası.
Thoroughfares : İşlek cadde. Geçit. Yol. Suyolu. Geçiş yolu. Yerleşim yeri içindeki ana yol. Cadde.
Warfares : Savaşım. Savaş. Savaş durumu. Savaşma. Savaş hali. Harp. Mücadele.
Fare stage : Ücretin aynı olduğu otobüs güzergahı segmenti. (ingiliz ingilizcesi) otobüs durağı. Biletleri toplamak için kullanılan otobüs güzergahı bölümü.
Bill of fare : Yemek listesi. Alakart. Mönü. Menü. Alışveriş listesi.
Fare forth : Yola çıkmak.
İngilizce Fares Türkçe anlamı, Fares eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Traveller : Seyyah. Seyyar iskele. Satış temsilcisi (gezici). Grek perdesi. Seyahat eden kimse. Gezmen. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Gezici.
Aliments : Besin.
Chowing : Çin köpeği. Siyah renkli bir köpek. Azarlamak. Kayıntı. Nevale. Yemek.
Journeyer : Seyahate çıkan kimse. Gezgin.
Aliment : Aliment. Yemek, gıda. Beslenme.
Breads : Nimet. Mangır. Pane etmek. Ekmek. Maişet. Para. Geçim. Mangiz. Tıngır.
Nourishment : Yemek. Kıyı yenileme veya besleme. Besleme. Besin. Beslenme.
Grocery store : Bakkaliye. Gıda dükkanı. Süpermarket. Bakkal. Bakkal dükkanı.
Make out : Yazmak. Ne olduğunu kestirmek. Geçinmek. Kestirmek (ne olduğunu). İdare etmek. Başarmak. Yazıp doldurmak. Anlam çıkarmak. İlişki kurmak. Başarılı olmak.
Chowed : Nevale. Çin köpeği. Yemek. Azarlamak. Siyah renkli bir köpek. Kayıntı.
Fares synonyms : come, do, fare, go, goner, eats, voyager, proceed, carfares, nourishments, alimenting, fared, traveler, passage money, pilgrim, foddered, foods, edible, diet, boarding, tolled, comestibles, food, travel allowance, schedule, bread, agenda, docket, eatables, passengers, toll, passenger, journeyers.

Bu kısımda Fares kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fares ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fares anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fares ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.