Nourishment türkçesi Nourishment nedir

Nourishment ingilizcede ne demek, Nourishment nerede nasıl kullanılır?

Take nourishment : Beslenmek. Besin almak.

Nourishments : Besin. Kıyı yenileme veya besleme. Yemek. Gıda. Yiyecek. Besleme. Beslenme.

Malnourishment : Yetersiz beslenme. Yanlış beslenme.

Undernourishment : Yetersiz beslenme. Malnutrisyon. Beslenme yetersizliği. Gıdasızlık.

Nourish false hopes : Gerçekleşemeyecek umutlar beslemek.

Malnourished : Eksik beslenmiş. Yanlış beslenmiş.

Nourish : Gütmek. Gıda vermek. Desteklemek. Büyütmek. Gütmek (duygu). Bakmak. Beslemek. Gelişmesine yardım etmek.

Undernourish : Kötü beslemek. Yeterli beslememek.

Nourisher : Yaşamı destekleyen kimse veya şey. Besleyen. Destekleyen kimse veya şey. Bakıp gözeten. Besleyen kimse ve şey.

Nourishes : Gütmek (duygu). Desteklemek. Gelişmesine yardım etmek. Beslemek. Gıda vermek. Bakmak. Büyütmek. Gütmek.

İngilizce Nourishment Türkçe anlamı, Nourishment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nourishment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grocery store : Bakkaliye. Bakkal. Bakkal dükkanı. Süpermarket. Gıda dükkanı.

Colony : Aynı türden organizmaların birlikte yaşaması. bir grup hayvan veya bitkinin sınırlı bit alanda birlikte yaşaması. bir besi yerinde bakteri ya da mayaların bir tek hücreden, türe özgü renk ve yapıda görülen bir grup mikroorganizma oluşturması. volvox gibi bazı tek hücrelilerin bir araya gelerek, gerçek anlamda iş bölümü göstermeyen çok hücreli yapısı. Kümeç. Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. Yabancı bir ülkede yaşayan millet. Bölge. Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. Müstemleke. Topluluk. Sömürgede halkı.

 

Fare : Üstesinden gelmek. Başarmak. Yolculuk etmek. Başından geçmek. Bilet ücreti. Gitmek (iş için). Yolcu. Navlun. Yola çıkmak.

Bite : Yakmak (soğuk). Lokma. Acımak. Dişlemek. Oltaya gelmek. Isırmak. Sokmak. Zokayı yutmak. Yakmak.

Nutritional : Beslenmeyle ilgili. Nutrisyonel. Beslenme ile ilgili. Besinsel.

Abrade : Aşındırmak. Sıyırmak. Aşındırma. Bilemek. Aşınmak.

Care : Önem vermek. Endişelenmek. İlgi. Beğenmek. Aldırmak. Sorumluluk. Üzüntü. Kaygı. Özen göstermek. İstemek.

Eats : Yiyecek (argo terim).

Ingesta : Yutulmuş. Vücuda alınmış (özellikle yemek). İnjesta. Mideye indirilmiş. Yenmiş. İçe çekilmiş.

Attention : İltifat. İlgilenme. Hazırol durumu. İtina. Yoğulum. Titizlik. Hazır ol duruşu. Kur. Aldırış. İhtimam.

Nourishment synonyms : victuals, dish, comestible, kickshaw, lead in, wheat germ, alimentation, ate, handmaidens, nutrition, abrades, gavage, nutriture, feed, edible, food and drink, comestibles, boarding, food, dinner, meal, nutriment, mess, foddering, finger food, dieted, kosher, nutritive, vitamin, chowed, nutrient, chow, believe.

Nourishment ingilizce tanımı, definition of Nourishment

Nourishment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Nutrition. The act of nourishing, or the state of being nourished.