Besleme nedir, Besleme ne demek

"Besleme" ile ilgili cümle

  • "Gerçekten tenimiz kendisini beslemeye mecbur olduğumuz için binlerce güçlüklere sebep olur." - N. F. Kısakürek
  • "Evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştı." - S. M. Alus
  • "Besleme gazete."

Yerel Türkçe anlamı:

Beslenen, besiye çekilmiş hayvan.

[Bakınız: besi]

Hizmetçi kız. Küçük yaşlardan itibaren ailesinden alınarak büyütülen hizmetçi kız. Evlatlık

Hizmetçi kız veya kadın

Beceriksiz, eli işe yakışmayan.

Hindi.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni.

Bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler.

Bilimsel terim anlamı:

Bir sürece gönderilen ham özdek.

İngilizce'de Besleme ne demek? Besleme ingilizcesi nedir?:

feed, charge, feeding, supply

Almanca'da Besleme ne demek?:

beschickung

Osmanlıca Besleme ne demek? Besleme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tagdiye, tagaddi

Besleme hakkında bilgiler

RSS, genel olarak haber sağlayıcıları, bloglar ve podcastlar tarafından kullanılan, yeni eklenen içeriğin kolaylıkla takip edilmesini sağlayan bir web sayfası bildirimcisidir. Kullandığı dosya biçimleri .rss ve .xml'dir.

 

Besleme ile ilgili Cümleler

  • Tom, köpeğini kuru köpek mamasıyla beslemek istemediğini söyledi.
  • Lütfen güvercinleri besleme.
  • Benim iki yaşındaki oğlum onu beslemeye çalıştığım sağlıklı yiyeceğin bazısını yemeyecek.
  • Köpeğini beslemeyi unuttu.
  • Bebeği besleme vakti.
  • Onların fokları beslemesini izlemek için hayvanat bahçesine gidelim.
  • Plasentanın rolü fetusu beslemektir.

Besleme anlamı, tanımı:

Beslemeyi eslemeden alma : "hizmetçiyi iyice sorup soruşturmadan evine alıp çalıştırma" anlamında kullanılan bir söz.

Besleme gibi : Giydiğini kendine yakıştıramayan (kız).

Besleme basın : Çıkar uğruna, herhangi bir kuruluşun veya iktidardaki güçlerin görüşlerini savunan basın.

Besleme basıncı : Bir ölçme aletinin besleme girişinde sağlanması gereken basınç.

Besleme gerilimi : Bir aletin veya aracın elektrik besleme uçlarında istenen gerilim.

Besleme kız : Besleme.

Besleme noktası : Elektrik enerjisinin bir şebekeden diğer bir şebekeye iletildiği nokta.

Ana besleme hattı : Ana anahtar, üreteç barası veya çevirgeç barasından ana dağıtım merkezine gelen besleme hattı.

Geri besleme : Bir düzeneğin çıktısından alınan kuvvetin veya bilginin bir bölüğünün o düzeneğin girdisi ile bağlaşımı.

 

Beslemek : Maddi yardım yapmak, desteklemek. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Yedirmek. Yetiştirmek. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Semirtmek. Yiyecek ve içeceğini sağlamak.

Beslemelik : Besleme.

Ay var yılı besler yıl var ayı beslemez : "öyle zaman olur ki bir aylık kazanç insanı bir yıl geçindirir, öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç bir ay geçindirmeye yetmez" anlamında kullanılan bir söz.

Bir baba dokuz evladı besler dokuz evlat bir babayı beslemez : "çok çocuğu olan baba, her çocuk babasına bakılmasını ötekinden beklediği için sıkıntıda kalır" anlamında kullanılan bir söz.

Can beslemek : Kaygısızca yiyip içip rahatına bakmak. başkasının yiyeceğini, içeceğini sağlamak.

Emel beslemek : İsteği, arzuyu sürekli düşünmek veya güçlendirmek.

Gün olur yılı besler yıl olur günü beslemez : "ticarette kazanç, günü gününe uymaz" anlamında kullanılan bir söz.

Husumet beslemek : Hasım olmak, düşman olmak.

Koynunda yılan beslemek : Bir yakınından ihanet görmek.

Kuş sütü ile beslemek : Eksiksiz, özenli bir biçimde beslemek.

Kuşku beslemek : Kuşkulanmak.

Muhabbet beslemek : Sevgi duymak.

Sevgi beslemek : Sevgi duymak, sevmek.

Ümit beslemek : Umut beslemek.

Umut beslemek : Bir şeyin olabileceğini beklemek, ummak.

Evlatlık : Evlat olma durumu. Birinin yasayla evlat olma hakkı tanıdığı kimse. Küçük yaşta eve alınıp yetiştirilen kimse.

Çalış : Çalma işi.

Beslek : Besleme, hizmetçi, ahretlik.

Kuruluş : Kasılma. Kurulma işi. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Yapı, yapılış, bünye.

Maddi : Mal, para, varlıkla ilgili olan. Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı. Maddeden oluşan. Maddesel.

Yardım : Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Etki. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Bağış, iane.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Akım : Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Akma işi. Debi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz.

Besleme borusu : Kent temiz su borusu ile su sayacı arasındaki boru bölümü.

Besleme deposu : Kazanı beslemek için kullanılan suyun biriktirildiği depo.

Besleme kablosu : Verici yayaçtaki resim ve ses imlerini, yayınlanmak üzere, bu vericinin dalgalığına ulaştıran kablo.

Besleme oranı : Değeri 1’in üzerinde olan dönüştürme oranı. Kültür balıkçılığında belirli bir süre ve zaman aralığında verilen yem miktarı.

Besleme suyu : Kazanı beslemekte kullanılan su.

Besleme tulumbası : Kazanı beslemekte kullanılan tulumba.

Beslemeliyh : Hizmetçilik; uşaklık. || beslemeliyh etmek: hizmetçi olarak çalışmak

Diğer dillerde Besleme anlamı nedir?

İngilizce'de Besleme ne demek? : adj. nourishing

n. feeding, sustenance, sustentation, handmaid, servant girl, nurse, alimentation, nourishment, nurture, nutrition

Fransızca'da Besleme : alimentation [la], nourriture [la], alimenter; fille adoptive

Almanca'da Besleme : n. Beköstigung, Ernährung, Speisung, Verpflegung, Zufuhr

Rusça'da Besleme : n. откорм (M), содержание (N), вскармливание (N)

adj. питательный