Feedings türkçesi Feedings nedir

Feedings ingilizcede ne demek, Feedings nerede nasıl kullanılır?

Feeding apparatus : Besleme aparatı.

Feeding bottle : Biberon.

Feeding bridge : Besleme köprüsü.

Feeding canal : İletim arnası. İletim kanalı.

Feeding chair : Bebek sandalyası. Mama sandalyesi.

Feeding for production : Ürün yemlemesi. Hayvanların yaşama payı besin maddeleri gereksiniminin yanı sıra verim gereksinimlerini da karşılamak suretiyle yapılan yemleme, ürün yemlemesi. Verim yemlemesi.

Feeding experiments : Yemleme araştırması. Besleme deneyleri. Latin kare sistemi veya grup araştırması sistemiyle belirli yemlerin verim yeteneklerini belirlemek amacıyla yapılan araştırmalar, yemleme denemesi.

Feeding funnel : Doldurma hunisi.

Feeding experiment : Yemleme denemesi. Yemleme araştırması.

Feeding claw : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı sinema aygıtlarında filmin deliklerine girerek filmi bir resim boyu devindiren çıkıntı. Geçiş tırnağı.

İngilizce Feedings Türkçe anlamı, Feedings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feedings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impregnation : Filizli çözüntülerden gelen sıvı ve gazların, çökeldikleri çatlakların çevresindeki yan kayacı da etkileyerek oradaki boşluklarda ya da orada bulunan minerallerin yerinde, yeni kristalleşmeler yapmaları. Emprenye etme usulü. Empoze etme. Emdirme. Emprenye etme. Aşılama. Dölleme. İçirme. Çektirme. Süngerimsi özdekleri yapışkan bir sıvı ile doyurma.

 

Opinion : Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yargı. Bireyin belli bir konudaki süreğen ya da kalıcı düşünce, yargı ve değerlendirmelerinin toplu ürünü. bk. görüş, tutum. Önemseme. Mütalaa. Takdir. Görüş. Fikir. Nazar. Kanaat.

Saturating : Sırılsıklam etmek. Emdirme. Gına getirmek. Emdirmek. Doygun hale getirme. Doyurmak. Bıktırma. Bombalamak. Yoğunlaştırma.

Soulfulness : Anlamlılık. Duygu ile dolu olma durumu.

Temper : Sinir. Huy. Etkisini azaltmak. Alıştırmak. Yumuşatmak. Ruh hali. Keyif. Su vermek. Azaltmak. Kıvamına getirmek.

Handmaids : En büyük yardımcı. Hizmetçi. Hizmetçi kız. Yanaşma. Evlatlık.

Tenderness : Yufka yüreklilik. Duygusallık. Narinlik. Hassaslık. Hassasiyet. Yumuşaklık (et veya sebze veya meyve vb için). Şefkat. Kolaylıkla incinme. Sert olmama. Duyarlılık.

State : Tantana. Stres. İhtişam. Vaziyet. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Heyecan. Bilgi vermek. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu. Duru. Yağday.

 

Twinge : Sancımak. Birdenbire sancılanmak. Sancılanmak. Birdenbire sancı vermek. Azap. Sancılandırmak. Sızı. Birden saplanan şiddetli sancı. Sancı. Üzüntü.

Calmness : Durgunluk. Sakinlik. Dinginlik. Soğukkanlılık.

Feedings synonyms : philia, first blush, affectionateness, pleasance, suspicion, gratitude, counselor, fed, effect, fostering, looking, cession, cessions, reassurance, shame, saturations, satiating, humbleness, adviser, feeding, enthusiasm, maintenance, liking, eyeing, handmaiden, colony, bravery, hope, happiness, desire, emission, soul, painfulness.

Feedings zıt anlamlı kelimeler, Feedings kelime anlamı

Gratitude : Değerbilirlik. Şükür. Gönül borcu. Kadirşinaslık. Minnet. İyilikbilirlik. Memnuniyet. Şükran. Minnettarlık.

Pain : Istırap. Acıtmak. Üzmek. Acı. Canını yakmak. Baş belası. Sızı. Acı çekmek. Ağrı. Eziyet etmek.

Liking : Sevme. Hoşlanma. İlgi. Sevgi. Beğenme. Zevk. Düşkünlük. Alaka. Beğeni. Sempati.

Feedings antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear.