Temper türkçesi Temper nedir

  • Öfke.
  • Huy.
  • Kıvam.
  • Sertleştirmek.
  • Etkisini azaltmak.
  • Yumuşatmak.
  • Huysuzluk.
  • Tav.
  • Çeliğe verilen su.
  • Alıştırmak.
  • Ruh hali.
  • Su vermek.
  • Keyif.
  • Azaltmak.
  • Kıvamına getirmek.
  • Akort etmek.
  • Tavlamak.
  • Sinir.

Temper ile ilgili cümleler

English: Ali loses his temper so easily that everybody avoids him.
Turkish: Ali soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.

English: Ali did his best to keep temper under control.
Turkish: Ali öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.

English: Ali loses his temper easily.
Turkish: Ali kolaylıkla sinirleniyor.

English: Ali isn't the kind of person who loses his temper easily.
Turkish: Ali çabuk öfkeye kapılan türden bir insan değildir.

English: Ali loses his temper quite easily.
Turkish: Ali öfkesini oldukça kolay kaybeder.

Temper ingilizcede ne demek, Temper nerede nasıl kullanılır?

Temper brittleness : Meneviş gevrekliği.

Temper carbon : Yumru karbon. Temper karbon.

Temper colours : Meneviş renkleri.

Temper embrittlement : Meneviş gevrekleşmesi. Meneviş gevretmesi.

Temper hardening : Isılişlemle sertleştirme.

Temper tantrum : Öfke nöbeti. Öfke krizi. Özellikle küçük çocukların herhangi bir şeyi yapmaları engellendiği zaman gösterdikleri güçlü ve olağanüstü kızgınlık.

 

Temper rolled steel : Yüzey ezimli çelik. Haddeden hafif geçirilmiş çelik.

Be in a bad temper : Pirelenmek.

Bad temper : Huysuzluk. Hırçınlık. Sinirlilik. Damar.

Temper steel : Sert çelik.

İngilizce Temper Türkçe anlamı, Temper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take the edge off : Kaçırmak (keyfi). Körletmek. Kapamak (iştahı). Köreltmek. Azaltmak (öfke vb'ni). Hafifletmek. Şiddetini azaltmak.

Attempered : Teskin etmek. Yumuşatılmış. Dindirmek. Dengelemek (ısı). Dindirilmiş. Yatıştırmak.

Tones : Ton. Tavır. Güç. Perde. Sağlıklı hal. Ses.

Enchantment : Büyüleme. Büyü. Afsunculuk. Cazibe. Sihir. Haz. Cezbetme.

Dandered : Hayvan kepeği. Dander. Öfkelenmek. Kızdırmak. Hiddet.

Bad blood : Kızgınlık. Deve kini. Hastalık. Bitmek tükenmek bilmeyen kin. Dargınlık. Husumet. Düşmanlık. Hiddet.

Accustom : Hazırlamak.

Key : Uydurmak. Kilit. Sıkıştırmak. Coşturmak. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç. Anahtar. Girmek bilgisayar. Açkı.

Equanimity : Sükunet. Ağırbaşlılık. Soğukkanlılık. Temkin. Soğuk kanlılık. Ilım. İtidal. Ilımlılık. Ölçülü olma.

Angering : Fitil vermek. Kızgınlık. Sinirlendirmek. Hiddetlendirmek. Hiddet. Kızdırmak. Öfkelendirmek. Darıltmak.

Temper synonyms : good humor, good temper, tempers, acerbity, annealed, blooding, cheer, irritation, dulcified, irritating, incensement, harshened, cushion, bate, acclimate, indurate, arse, loosened, exhilaration, constitution, funning, crabbier, crabbiest, accustoming, displeasures, crossness, keys, anneal, vitiate, chap, constitutions, harshens, amiability.

 

Temper zıt anlamlı kelimeler, Temper kelime anlamı

Ill humor : Aksi mizaç. Aksi ruh hali. Kötü ruh hali.

Temper antonyms : good humor, good nature.

Temper ingilizce tanımı, definition of Temper

Temper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To mingle in due proportion. To modify, as by adding some new element. The state of any compound substance which results from the mixture of various ingredients. To agree. Hence, to soften. To mollify. To act and think in conformity. Just combination. Due mixture of different qualities. To assuage. To qualify, as by an ingredient. To soothe. To accord. As, the temper of mortar. To prepare by combining. To calm.