Bad temper türkçesi Bad temper nedir
Bad temper ile ilgili cümleler
English: He has a bad temper.
Turkish: Onun kötü bir ruh hali var.
English: On the days he doesn't take a nap, he's bad tempered.
Turkish: Şekerleme yapmadığı günlerde aksi olur.
English: Tom has a bad temper.
Turkish: Tom'un kötü bir ruh hali var.
English: She was in a bad temper.
Turkish: O, kötü bir ruh hali içindeydi.
English: He's in a bad temper.
Turkish: O sinirli.
Bad temper ingilizcede ne demek, Bad temper nerede nasıl kullanılır?
Bad : Berbat. Batak. Rahatsız. Çürük. Sert. Şanssızlık. Kokmuş. Kem. Küfürlü.
Temper : Huysuzluk. Yumuşatmak. Akort etmek. Çeliğe verilen su. Ruh hali. Su vermek. Kıvamına getirmek. Sinir. Tav. Azaltmak.
Bad tempered : Huylu. Huysuz. Kötü huylu. Ters. Aksi.
Be in a bad temper : Pirelenmek.
Have a bad temper : Asabi olmak. Huysuz olmak.
Bad actor : Hırçın veya huysuz veya uyumsuz veya sorun çıkaran kişi. Kötü aktör.
In a bad temper : Kızgın. Öfkeli. Kızgınca. Öfkeli olarak. Burnundan soluyan. Sinirli. Sinirli olarak. Öfkesi burnunda.
İngilizce Bad temper Türkçe anlamı, Bad temper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bad temper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Balkiness : İnatçılık. İnatçı olma durumu.
Gruffness : Aksilik. Kabalık. Sertlik. Ter bir şekilde. Terslik. Boğukluk.
Seam : Bağlantı yeri. Maden damarı. Yatak (maden). Dikiş gibi iz bırakmak. Kırışıklık. Tabaka. Ek yeri. Faça yapmak. Ters ilmikle örmek. Katman.
Cuss : Delikanlı. Genç adam. Sövmek. Lanet. Adam. Lanetlemek. Herif. Tip. Küfür.
Crotchetiness : Acayiplik. Eksantriklik. Gariplik.
Fevers : Ateş. Ateşlenmek. Yangın. Sıcaklık. Yanıp tutuşmak. Hararet. Duygu yoğunluğu belirtir. Heyecan. Humma.
Crankiness : Bozukluk. Acayiplik. Tuhaflık. Gariplik. Zayıflık.
Bile : Kin. Öd. Terslik. Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. öd. Garaz. Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd. Aksilik. Safra.
Canalis : Kanal. Geçit. Kanal, boru. Kanalis. Pasaj.
Peevishness : Mızmızlık. Aksilik. Asabilik. Titizlik. Terslik. Çabuk öfkelenme.
Bad temper synonyms : vein, all overs, ampulla, crabbedness, acerbities, crustiness, iode, angeion, apprehensiveness, acrimonies, fever, lodes, fevering, lode, grain, indocibility, crossness, streak, acrimoniousness, grains, vas, edginess, crabbiness, biliousness, vascular, biles, obstinacies, ill temper, acerbity, angriness, cantankerousness, blood vessel, pettishness.

Bu kısımda Bad temper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bad temper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bad temper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bad temper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.