Canalis türkçesi Canalis nedir

Canalis ingilizcede ne demek, Canalis nerede nasıl kullanılır?

Canalis alimentarius : Kanalis alimentaryus. Sindirim kanalı.

Canalis centralis : Kanalis sentralis. Omuriliğin ortasında boydan boya uzanan ve önde ventriculus quartus'a açılan kanal.

Canalis cervicis uteri : Kanalis servisis uteri. Cavum uteri ile vagina'yı birleştiren ve cervix uteri'nin kanalı.

Canalis neuralis : Sinir kanalı. Embriyoda ektodermin oluklaşmasıyla oluşan kanal.

Canalis perforans : Volkmannkanalları. Havers kanallarını yan kollarla birbirine bağlayan kanallar. periosteumdan kemik dokuya geçen kan damarları kanalis perforanslardan geçerek kanalis sentralis adı verilen havers kanallarına girerler.

Canaliculisation : Her dokudaki küçük kanalların oluşumu (ayrıca canaliculization). (tıp) vücuttaki küçük kanalın gelişimi.

Canaliculate : Boylu boyunca devam eden bir veya daha fazla yivi veya oluğu olan.

Canalicules : Kanalcıklar.

Canalis vertebralis : Tüm omur deliklerinin arka arkaya gelmesiyle oluşan, omurga sütunu boyunca devam eden ve içinde omuriliği barındıran kanal, kanalis vertebralis. Omurga kanalı. Kanalis vertebralis.

Canalisation : Kanal veya kanallar yapımı. Kanalizasyon. Belirli iletişim kanallarını kullanarak yönetim (ayrıca canalization). Kanal açma. Kanal yapma faaliyeti. Kanallar sistemi. Kanalize etme.

 

İngilizce Canalis Türkçe anlamı, Canalis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canalis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canaling : İçinden sinir geçen yol. İçinden sıvı geçen yol. İçinden damar geçen yol. Ocak oluğu. Suyolu. Yapay suyolu. Oyuk. Ark. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Vas : Damarsal. Vaz. Vücut sıvısının içinde dolaştığı kanal (anatomi terimi). Vasküler. Arna. Damarlı.

Arcade : Sıra kemerler. İki sokağı birbirine bağlayan, içinde satış yerleri bulunan üstü kapalı geçit. iki sütun ya da iki ayak arasındaki bir açmanın üstüne örtmek için, uçları bir sütun ya da ayaklara oturmak üzere yay biçiminde yapılan ağaçtan, madenden ya da taş ve tuğladan yapı parçası. Arkat. Taşdirekli geçit. Kemeraltı. Direkli geçit. Kemer altı. Çarşı. Mimari kemer.

Alleyway : Binaları bağlayan geçit. Dar yol. Sokak arası. Geminin yan kısımlarında bulunan geçit veya koridor.

Gangways : Dar yol. Borda iskelesi. Asma merdiven. İskele. Güverteden uzatılan köprü. Aralık. Oluk. Uçağa yanaştırılan körüklü yol.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

Canallers : İçinden sinir geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Oyuk. Suyolu. İçinden damar geçen yol. İçinden sıvı geçen yol. Yapay suyolu. Ark. Ocak oluğu.

Passage : Bağırsakların boşalması. bir yerden diğer bir yere hareket etme. katater, prop gibi bir aletin bir kanalın içinden geçmesi. Akış. Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Koridor. Örtülü geçit. Deniz yolculuğu. Mürur. Yol. Bölüm.

Causeway : Set. Bozuk arazide yapılmış geçit. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Bataklıktan geçen yol. Şose. Dolgu yol. Cadde. Geçit yol.

Canalis synonyms : french republic, a dna, cavalcade, a c deformity, conduit, channel, a c syndrom, areaways, abdominal ovariectomy, grains, ampulla, vascular, scholar, a band, access, chute, chutes, catwalks, aisle, passus, lodes, culvert, angeion, abattoir, a amplitude mod, aisles, a clay, student, causeways, bad temper, abdominal distention, aquila, iode.

Canalis zıt anlamlı kelimeler, Canalis kelime anlamı

Hard drug : Sert uyuşturucu. Ağır uyuşturucu.